İdare tarafından gerek kendiliğinden gerek istem üzerine tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlere karşı iptal davası açılabileceği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2007/1745 K. 2008/3006 T. 15.10.2008 KESİN VE YÜRÜTÜLEBİLİR İŞLEMLER İPTAL DAVASI İDARE TARAFINDAN GEREK KENDİLİĞİNDEN GEREK İSTEM ÜZERİNE TESİS EDİLEN KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU İŞLEMLERE KARŞI İPTAL DAVASI AÇILABİLECEĞİ HAKKINDA. 2577/md. 2 Temyiz Eden : ... Karşı Taraf : Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefi olan davacı adına 2003 vergilendirme dönemi için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisine ilişkin ihbarnamenin hatalı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle yeniden tebligat yapılması istemli başvurunun reddine yönelik 19.12.2006 tarih ve 4389 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; mahkemelerinin dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dilekçe ve eklerinin incelenmesinden, davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin usulsüz olarak tebliğ edilmesi nedeniyle yeniden tebligat yapılması isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmış olup, söz konusu işlemin, tek başına idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle reddeden Trabzon Vergi Mahkemesinin 4.4.2007 gün ve E:2007/156, K:2007/148 sayılı kararının; posta dağıtıcısının ihbarnameyi davacıya tebliğ etmemesine karşın bizzat imzalamak suretiyle tebliğ edilmiş gibi göstererek tebliğ alındısını vergi dairesi müdürlüğüne gönderdiği ve görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğine hükmedilen Asliye Ceza Mahkemesi kararı göz önüne alınmadan verilen kararın hukuka uygun bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: ''''''.. Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: '''''''.. Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MÎLLETÎ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yürütme" yetkisini düzenleyen İkinci Bölümünün "Yargı Yolu" kenar başlıklı 125'inci maddesinde idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2'nci maddesinin l'inci fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği kurala bağlanmıştır. İdare tarafından gerek kendiliğinden gerek istem üzerine tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlere karşı iptal dav...