Evvelce şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisiyle donatılarak müdür atandığı tescil ve ilan edilen kimsenin ortaklık payını devretmesi, şirketin temsil ve ilzamı konusundaki dış ilişkide ancak ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmekle hukuksal sonuç yaratabileceğinden, ticaret sicilinde şirket müdürü olarak tescili süren davacının bu sıfatının sona erdiğinin kabul edilemeyeceği hakkında.
3. Daire 2006/2823 E. , 2007/578 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2006/2823 Karar No: 2007/578 Temyiz Eden : Setbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğü-BURSA Karşı Taraf : … Vekili : … İstemin Özeti : Kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacağı için davacı adına 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesine göre düzenlenen ödeme emrini; davacının, 10.6.1997 tarih ve 7 sayılı ortaklar kurulu kararı uyarınca … Noterliğinin aynı tarih ve … yevmiye numaralı sözleşmesi ile yaptığı pay devrinin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmediğinin mahkemelerinin verdiği ara kararı üzerine dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı, ancak hisse devrinin gerçekleştiğinin tespiti amacıyla ödeme emrinin düzenlenmesinden çok önce … Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı dava lehine sonuçlanan ve iyiniyet kuralları çerçevesinde üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaati uyanan davacının, hisselerini 10.6.1997 tarihinde devrettiği mahkemelerince de kabul edildiğinden, kanuni temsilciliğinin devamı yönünde alınmış bir karar da bulunmayan davacının, payları devrettiği tarihten sonra şirket bünyesinde yol açılan vergi kaybı yaratan eylemlerden hisseleri devralan yeni kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle iptal eden … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; Ticaret Sicil Memurluğunun 27.8.2002 tarih ve … sayılı yazısına göre hisse devrinin ticaret siciline tescil edilmediği tartışmasız olduğundan, gerek defter ve belge ibrazına ilişkin yazının kendisine tebliğ edildiği 27.4.2002 tarihinde, gerekse; incelemenin yapıldığı vergilendirme döneminde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tüzel kişiliği bulunan sermaye şirketlerinin ödenmeyen ve tahsiline imkan da kalmayan kamu alacaklarının kanuni temsilcilerin varlığından tahsili amacıyla Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesine göre düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda, davacının bu sıfatı taşıyıp taşımadığının belirlenmesi öncelik taşımaktadır. Davacının kanuni temsilcisi olduğu saptandığı takdirde, Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinde ö...