Ortağın döviz cinsinden verdiği borcun ödeme tarihinde faiz yürütülmeden geri ödenmesi halinde doğan kur farkı veren için artı değer olmadığından, faiz olarak düşünülemeyeceği hk.
3. Daire 2002/1208 E. , 2004/581 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2002/1208 Karar No: 2004/581 Temyiz Eden : Kordon Vergi Dairesi Başkanlığı-İZMİR Karşı Taraf : … Vekili : … İstemin Özeti : Ortağından aldığı döviz cinsinden borcun aslında örtülü sermaye olduğu ve bu borcun dönem sonunda değerlenmesi sonucu hesaplanan kur farkının, örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz niteliğinde olduğu görüşüyle gider kaydı kabul edilmeyerek kurum kazancına ilavesi suretiyle davacı adına 1996 takvim yılı için ikmalen salınan ağır kusur cezalı kurumlar vergisi ve fon payını; Kurumlar Vergisi Kanununun 16'ncı maddesi ile 15'inci maddesinin 2'nci bendindeki düzenlemelerin amacının, gizli ortak olan şahıs ve kurumların koyduğu sermayenin borç sayılmasının ve özsermaye üzerinden faiz yürütülmesinin önlenmesi olduğu, olayda şirketin %93 hisseli ortağı olan paydaşının döviz cinsinden verdiği borcun, ödeme tarihinde aynı bedel üzerinden ve faiz yürütülmeden geri ödendiği, dolayısıyla örtülü sermayede aranan gizli ortaklık ve faiz ödeme unsuru bulunmadan şirketin nakit ihtiyacının karşılandığı, bu işlem sonucu doğan kur farkı borç veren için artı değer niteliğinde olmadığından faiz olarak düşünülemeyeceği, bu nedenle kur farkının kurum kazancına ilavesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kaldıran … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; şirket ortağından alınarak uzun süre şirkette kullanılan borçlar örtülü sermaye olduğundan, bu borçlar nedeniyle hesaplanan kur farkının örtülü sermaye üzerinden ödenen faizden farklı olmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde hangi hallerin örtülü sermaye dağıtıldığının kabul edileceği belirtilmiş, aynı kanunun 15. maddesinde de örtme sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilemiyeceği açıklanmış bulunmaktadır. Bu hükümle, kurumların sermaye niteliğini taşıyan parasal varlıklarını şirketle ilişkisi bulunduğu kişilerden almış gibi göstermek suretiyle özsermayeleri üzerinden faiz yürütebilmeleri önlenmek amaçlanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, şirketin %93 hisseli ortağı olan şahsın, şirketin amacını gerçekleştirebilmesi için gerekli olan mali kaynağı, döviz olarak vermesi ve aynı miktarı geriye almasının örtülü sermaye dağıtımı oluşturduğu kabul edilmemesinde yasalara aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle, Vergi Dairesi temyiz iddialarının reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olu...