Döviz olarak alınan borcun enflasyon nedeniyle zaman içinde aşınmasının karşılığı olan kur farkının örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz olarak nitelendirilemeyeceği hk.
Danıştay 3. Daire E. 2005/1709 K. 2005/2663 T. 7.12.2005 DÖVİZLİ BORÇ NEDENİYLE OLUŞAN KUR FARKI ÖRTÜLÜ SERMAYE DÖVİZ OLARAK ALINAN BORCUN ENFLASYON NEDENİYLE ZAMAN İÇİNDE AŞINMASININ KARŞILIĞI OLAN KUR FARKININ ÖRTÜLÜ SERMAYE ÜZERİNDEN HESAPLANAN FAİZ OLARAK NİTELENDİRİLEMEYECEĞİ HK. (5422/md. 15) Temyiz Eden: .... Limited Şirketi Karşı Taraf: Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: 2001 yılı işlemleri incelenen davacının örtülü sermaye üzerinden hesaplanan kur farkının dönem giderlerinden çıkartılması suretiyle sonraki döneme devreden kurum zararının azaltılması üzerine açılan davayı; Kurumlar Vergisi Kanununun 15'inci maddesinde örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin kurum kazancının tespitinde indirilemeyeceği düzenlemesine yer verildiği, davacının, vasıtasız şirket ilişkisi içinde bulunduğu ortaklarından, devamlılık arz edecek şekilde, ödenmiş sermayesi tutarında döviz cinsinden yaptığı borçlanmanın tespit edildiği olayda örtülü sermayenin varlığı için aranan şartların gerçekleştiğinin anlaşıldığı, sermayenin örtülü olarak transferini sağlayan bu borçlanma nedeniyle hesaplanan kur farkının gider kabul edilmemesi suretiyle dönem zararının azaltılmasında yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 25.3.2005 gün ve E: 2004/51, K: 2005/270 sayılı kararının; kur farkının, faizi olarak nitelendirilemeyeceği, örtülü sermaye şartlarının mevcut olmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Kur farkının faiz gibi nitelendirilmesi suretiyle verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Davacı şirketin 2001 takvim yılı işlemlerinin örtülü sermaye üzerinden incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak dönem zararının azaltılması yönündeki işleme karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararı temyiz edilmiştir. Davacı şirketin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporunda, ortaklarıyla yaptığı borçlanma karşılığında faiz ödemesinde bulunmadığı, ortaklarından Alman Markı cinsinden alınan borç paranın dönem sonundaki kur farkının gider olarak kayıtlarında dikkate aldığı tespit edilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendi hükmünde; örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı öngörülmüştür. Cezalı tarhiyat davacı şirketçe ortaklarından yabancı para cinsinden alınan borç paranın dönem sonundaki kur farkının gider yazılmasına dayandırılmıştır. Kur farkının Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybetmesinden doğmuş olması karşısında mahkemece kur farkının faiz kapsamında nitelendirilmesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği g...