Şirketin banka hesabının, ortağın kişisel işleri için de kullanılmasının somut olarak ortaya konulması, kayıt dışı hasılatın varlığının kanıtı olduğu hk.
Danıştay 3. Daire E. 2000/3635 K. 2002/4178 T. 17.12.2002 KAYIT DIŞI HASILAT BANKA HESABI ŞİRKETİN BANKA HESABININ, ORTAĞIN KİŞİSEL İŞLERİ İÇİN DE KULLANILMASININ SOMUT OLARAK ORTAYA KONULMASI, KAYIT DIŞI HASILATIN VARLIĞININ KANITI OLDUĞU HK. 213/md. 30 Temyiz Eden: .... Malmüdürlüğü Karşı Taraf: .... Ltd. Şti. İstemin Özeti: Halı imalatı ve ticaretiyle uğraşan davacı şirketin 1998 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu tespit edilen matrah farkı üzerinden adına re'sen salınan kurumlar vergisi, fon payı ve gelir (stopaj) vergisi ile kesilen ağır kusur, kusur ve vergi ziyaı cezalarını; davacı şirketin kanuni temsilcisi adına ... ..... Şubesine açılan vadesiz mevduat hesabının şirketin ticari işleri için kullanıldığı ve bu hesaba yatan paraların kayıtlara intikal ettirilenler dışında kalan kısmının şirketin belgesiz satışlarına ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonucu matrah farkı tespit edilmiş ise de belirtilen hesaba para yatıran kişiler nezdinde karşıt inceleme yapılarak bu paraların mahiyeti tespit edilmeden varsayımdan hareketle belirlenen matrah farkının hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle kaldıran ... Vergi Mahkemesinin 30.3.2000 gün ve E: 1999/618, K: 2000/178 sayılı kararının; şirketin belgesiz satışlarının bulunduğunun şirket yetkilisince açıkça ifade edildiği ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Davacı şirket ortağı ....'a ait banka hesabına yatan ve kayıt dışı bırakıldığı tespit edilen paraların şirketin belgesiz satışlarına ilişkin olduğunun şirket yetkilisince ifade edilmiş olması ve bu hesabın adı geçen kişinin kişisel ilişkileri için kullanıldığı hususunun kanıtlanamaması karşısında re'sen matrah takdir edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Re'sen vergi tarhını düzenleyen Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan usulsüz ve karışık olması, defter ve belgelerin verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen vergi tarhını gerektiren sebepler arasında sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin yetkilisi ....'a .... .... Şubesindeki vadesiz tasarruf hesabına yatırılan ve havale edilen paralarla şirket kayıtlarının karşılaştırılması...