Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili Mahkememize sunduğu 05/12/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin aleyhine davalı tarafından İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, Ticari işletme olan müvekkillerinin yine ticari işletme olan davalı tarafa hiçbir nam altında böyle bir borcu bulunmadığını, Takip dosyasına da dayanak hiçbir belge konulmadığını, davalı alacaklı tarafın ödeme emri beyanında geçen sözleşme ve senet ibaresi nedeniyle takip konusunun ticari ilişki olabileceği varsayımı ile bu davayı açtıklarını, iş bu davaya konu takip dosyasına davalı tarafından sunulmuş bir belge veya sebepten mücerret bir varaka bulunmadığından ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa ait olduğunu, takip dosyasında...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1428 Esas KARAR NO : 2022/78
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2016 KARAR TARİHİ : 31/01/2022
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili Mahkememize sunduğu 05/12/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin aleyhine davalı tarafından İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, Ticari işletme olan müvekkillerinin yine ticari işletme olan davalı tarafa hiçbir nam altında böyle bir borcu bulunmadığını, Takip dosyasına da dayanak hiçbir belge konulmadığını, davalı alacaklı tarafın ödeme emri beyanında geçen sözleşme ve senet ibaresi nedeniyle takip konusunun ticari ilişki olabileceği varsayımı ile bu davayı açtıklarını, iş bu davaya konu takip dosyasına davalı tarafından sunulmuş bir belge veya sebepten mücerret bir varaka bulunmadığından ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa ait olduğunu, takip dosyasında her ne kadar adi ortaklık da taraf gösterilmiş olsa da iş bu davayı her 3 müvekkili ve onlardan müteşekkil adi ortaklıklar adına açmış olduklarını, davalı taraf alacağını temin için, müvekkillerinin adi ortaklık hakedişi mevcut olan Manisa İzleme Koordinasyon Merkezine 07/11/2016 tarihli müzekkere ile haciz koymuş olup alacağının tamamını teminat altına almış bulunmakta olup bu durum karşısında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir konmasını, Müvekkilleri aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize sunduğu 24/04/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İzmir .... İcra Müdürlüğü ...... E.sayılı icra dosyasına dayalı olarak takibin konusu bakımından müvekkilinin davalılardan olan senet alacağına dayalı olduğunu, iş bu senetlerde davalı ... ve....Ltd.Şti keşideci, .... Ltd.Şti. İse ilk cianta ve lehtar olduğu, dolayısıyla menfi tespit davasında ilk ve öncelikle dikkate alınması gereken hususun kambiyo hukukunun temel ilkeleri olduğunu, Müvekkil şirketin, ...... İnş.Ltd.Şti ... adi ortaklık tarafından düzenlenen, .... Ltd.Şti. tarafından ciro edilen bonolar dolayısıyla iyi niyetli yetkili hamil ve alacaklı olduğu, ancak ödeme tarihinde söz konusu bonoların bedelinin müvekkiline ödenmediğini hatta bazı bonolar için de Salihli Vakıflar Bankası T.A.O tarafından ödememe protestosu gönderilmiş olduğu, Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi olduğunu, Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumunda olacağını, kambiyo hukukunun sebepten soyutluğu gereği davacıların, müvekkiline karşı borçlu olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde bu hususun aksini ispata yarar herhangi bir yazılı delil vs. sunulmamış olduğu...