Adresini değiştiren ya da geçici olarak başka bir yere giden mükellefler hakkında öncelikle durumun zarf üzerine yazılarak evrakın tebliği yaptıran daireye geri gönderilmesi, geçici ayrılmalarda tebliği çıkaran merci tarafından münasip bir süre sonra evrakın ikinci kez tebliğe çıkarılması gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 1999/3148 K. 2001/2091 T. 30.5.2001 TEBLİĞ EVRAKININ TESLİMİ ADRESİNİ DEĞİŞTİREN YA DA GEÇİCİ OLARAK BAŞKA BİR YERE GİDEN MÜKELLEFLER HAKKINDA ÖNCELİKLE DURUMUN ZARF ÜZERİNE YAZILARAK EVRAKIN TEBLİĞİ YAPTIRAN DAİREYE GERİ GÖNDERİLMESİ, GEÇİCİ AYRILMALARDA TEBLİĞİ ÇIKARAN MERCİ TARAFINDAN MÜNASİP BİR SÜRE SONRA EVRAKIN İKİNCİ KEZ TEBLİĞE ÇIKARILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 102 , 103 İstemin Özeti : Davacı adına 1995 takvim yılı için re'sen salınan ve ödenmemek suretiyle kesinleşen gelir vergisi, fon payı ve ağır kusur cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 103. maddesinde muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse tebligatın ilan yoluyla yapılacağının belirtildiği, aynı Kanunun 104. maddesinin 2. fıkrasında ise ilan yazısının tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılacağının ve bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceğinin hüküm altına alındığı, dosyanın incelenmesinden, davacının yaptığı gayrimenkul satışından doğan değer artış kazancını beyan etmediğinin anlaşılması üzerine takdir komisyonunca takdir edilen matrah farkı üzerinden adına cezalı tarhiyat yapıldığının, ancak söz konusu cezalı tarhiyatın memur eliyle tebliği için adresine gidildiğinde, mahalle muhtarı nezdinde düzenlenen tutanak ile davacının söz konusu adreste ikamet etmeyip İzmir'e taşındığının kayıt altına alındığının, bunun üzerine Muğla ili sınırları içerisinde yayınlanmakta olan yerel bir gazetede ilanen tebligat yapılarak kesinleşen vergi borcu için ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlıkta davacının bilinen adresinde bulunamadığından bahisle ilanen tebligat yapıldığı açık ise de ilanen tebligatın geçerli olabilmesi için yukarıda belirtilen kanun maddelerinde açıklandığı üzere ilan yazısının vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılıp bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilmesi gerektiği, oysa mahkemenin ara kararına cevaben gönderilen belgeler arasında ilanın ilgili muhtarlığa gönderildiğine dair bir belgenin ibraz edilemediği, bu durumda usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleşen bir vergi alacağından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek dava konusu ödeme emrini iptal eden Vergi Mahkemesinin gün ve sayılı kararının; 29.11.1997 tarihinde mahalli gazetede ilanen yapılan tebligatın bir nüshasının 25.12.1997 tarihli yazının ekinde ilgili muhtarlığa gönderildiği ve Vergi Usul Kanununun 104. maddesi uyarınca asılarak ilan edilmesinin istendiği, dolayısıyla yapılan tebligatta kanunlara aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi : Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz ...