Faiz oranı belirtilmemiş senetli alacakların değerlenmesinde t.c.merkez bankası'nca belirlenen resmi iskonto oranının esas alınması gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 1999/2408 K. 2001/4767 T. 25.12.2001 DEĞERLEME YABANCI PARALAR ALACAKLAR FAİZ ORANI BELİRTİLMEMİŞ SENETLİ ALACAKLARIN DEĞERLENMESİNDE T.C.MERKEZ BANKASI'NCA BELİRLENEN RESMİ İSKONTO ORANININ ESAS ALINMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 280 , 281 İstemin Özeti : Treyler imalatı, uluslararası nakliyat, otomobil ve yedek parça imalatı ve satışı yapan davacı şirket adına üzerinde faiz oranı belirtilmemiş senetlere bağlı döviz cinsinden alacaklarının LİBOR faiz oranı ile değil, T.C.Merkez Bankası'nca tespit edilen reeskont oranı ile değerlenmesi gerektiği yolundaki ihtirazi kayıt dilekçesi ile verdiği 1997 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi ve fon payına karşı ve ayrıca yararlandırılmadığı yatırım indirimi tutarından da yararlandırılması istemiyle açılan davayı; davacı tarafından verilen ihtirazi kayıt dilekçesinde yatırım indirimi ile ilgili bir ihtirazi kayıt bulunmadığından, davacının bu konu ile ilgili iddialarının incelenemeyeceği, bu nedenle uyuşmazlığın yalnızca döviz cinsinden alacakların değerlenmesine ilişkin olduğu, 213 sayılı Yasanın uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 280.maddesinde, yabancı paraların, borsa rayici ile değerleneceği, borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedelinin esas alınacağı, yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kurun Maliye Bakanlığı'nca tespit olunacağı ve bu madde hükmünün yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da cari olduğu hükmüne yer verildiği, Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş olan alacak ve borç senetlerine uygulanacak faiz oranlarının ise Yasanın 281'nci ve 285'nci maddesinde açıklandığı, döviz cinsinden ve Türk Lirası cinsinden alacak ve borçların değerlenmesinin ayrı maddelerde düzenlendiği, dövize bağlı alacaklar, değerleme günü itibarıyla kur farkından dolayı bir değer kazanırlarsa da, vadeli olduklarından daha düşük bir değer taşıdıklarının açık olduğu, Türk Lirası üzerinden düzenlenen alacak ve borç senetlerinde ise değer kaybı veya değer artışının enflasyonist baskılarla daha fazla olduğu, bu durumda yabancı para üzerinden düzenlenen alacak ve borç senetleri için de Türk parası ile düzenlenmiş olanlar gibi reeskont uygulanmasının yerinde olduğu, ancak uygulanması gereken faiz oranının farklı tutulması gerektiği, nitekim Yasanın 280'nci maddesinin 4369 sayılı Kanun'un 77'nci maddesiyle değiştirilen 3'üncü fıkrasında, vadesi gelmemiş yabancı para üzerinden düzenlenen senede bağlı alacak ve borçların aynen Türk parasıyla olan senede bağlı alacak ve borçlarla ilgili hükümlere göre reeskonta tabi tutulacağının açıklandığı, ancak, senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan LİBOR (Londra Bankalar Arası Faiz Oranı )'ın esas alınacağı hükmüne de yer verildiği, bu açık hükme göre üzerinde faiz oranı belirtilmeyen alacak ve borç senetlerine T.C.Merkez Bankası'nca belirlenen iskonto haddi değil, LİBOR faiz ...