Kredi faizlerinin dönem kurum kazancından indirilebilmesinin ancak ilgili banka tarafından faiz tahakkukunun yapıldığı yılda mümkün olabileceği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2000/2838 K. 2001/3632 T. 5.10.2001 TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ DÖNEMSELLİK İLKESİ KREDİ FAİZLERİ KREDİ FAİZLERİNİN DÖNEM KURUM KAZANCINDAN İNDİRİLEBİLMESİNİN ANCAK İLGİLİ BANKA TARAFINDAN FAİZ TAHAKKUKUNUN YAPILDIĞI YILDA MÜMKÜN OLABİLECEĞİ HAKKINDA. (5422/md.13) 193/md. 38 , 39 İstemin Özeti: 1997 ve 1998 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu 1998 yılı dönem sonunda tahakkuk etmemiş kredi faizlerini gider olarak indirdiği yolunda düzenlenen rapora dayanılarak davacı şirket adına 1998 yılı için ikmalen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, ağır kusur cezası kesilmiştir. Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin, 24.2.2000 günlü ve E:1999/304, K:2000/42 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın, davacı şirketin aldığı banka kredi faizlerinin hesap dönemi sonunda mı, yoksa vade tarihinde mi gider kaydedileceğine ilişkin olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 174'ncü maddesi ile I No.lu Muhasebe Uygulama Genel Tebliğinde belirtilen dönemsellik ilkesi gereği mükelleflerin defterlerini hesap dönemi itibarıyla tutması her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanması gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hasılat, gelir ve karların aynı dönemi ait maliyet gider ve zararlarla karşılaştırılması gerektiği, bu durumda davacı şirketin 28.9.1998-6.4.1999 dönemine ilişkin banka kredisi faizinin 28.9.1998-31.12.1998 tarihine tekabül eden kısmının dönem sonunda gider kaydetmesinin dönemsellik ilkesi gereği olduğu, bu döneme ilişkin faiz giderinin banka ile yapılan sözleşme gereği hesaplanmış olması ve faizin hesaplandığı tarihte gider olarak indirilecek miktarının mahiyet ve tutarı itibarıyla bilinmesi nedeniyle bu giderin tahakkuk ettiğinin kabulü gerektiğinden yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı İdare, tarhiyatın yasaya uygun olduğu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ... ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ... ...'in Düşüncesi: Yükümlü şirketin 1997 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen raporla, kredi faizlerinin 1997 yılına isabet eden kısmının izleyen yıla ait gider olduğu görüşüyle hesaplanan matrah farkı üzerinden adına yapılan cezalı tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararı, temyiz edilmektedir. Dosyanın incelenmesinden yükümlünün ara faiz ödemeli, iki yıl vadeli kredi kullandığı, bu kredilere ait olup Eylül 1997 de banka tarafından dekont ile tahakkuk ettirilen faizleri dönem kazancından indirdiği, yine bu kredilere ait olup, bir sonraki yıl ödeyeceği faizlerden 1997 yılına isabet eden bölümünü VUK?nun 285. maddesi gereğince karşılık ayırdığı anlaşılmaktadır. Vadeli kredilerde kısım kısım hizmet ifası söz konusu olmadığın...