Özel gider indiriminde sahte ve yanıltıcı belge kullanılması halindeki sorumluluk hk.
Danıştay 3. Daire E. 1999/1470 K. 2000/194 T. 26.1.2000 ÖZEL GİDER İNDİRİMİNDE SAHTE VE YANILTICI BELGE KULLANIMI ÖZEL GİDER İNDİRİMİNDE SAHTE VE YANILTICI BELGE KULLANILMASI HALİNDEKİ SORUMLULUK HK. 193/md. 63 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1 - ... Vergi Dairesi Müdürlüğü-ADANA 2 - ... A.Ş.-ANKARA Vekili: Av. ... İstemin Özeti: Davacı kurum bünyesinde çalışan ücretlilerin 1996 yılı özel gider indirimine ait bildirimlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak Şubat/1997 dönemi için davacı kurum adına re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; olayda, davacı kurumda çalışan ücretlilerin özel gider indirimine ilişkin zarflarının incelenmesi sonucu içeriği itibariyle sahte ve yanıltıcı fatura kullanıldığının tespit edilmesi üzerine davacı kurum adına dava konusu kaçakçılık cezalı tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun fatura nizamına ilişkin hükümlerine uygun olarak düzenlenen harcama belgelerinin gerçek dışı olduğunun ancak karşıt incelemeler sonucunda anlaşılabileceği, böyle bir incelemeye yetkisi bulunmayan davacı kurumun, 2978 sayılı Kanunun 6. maddesine göre sorumlu tutulamayacağı, geçersiz belge kullanmak suretiyle haksız yere vergi iadesine sebebiyet verilmesinin sorumluluğunun işverene değil, haksız vergi iadesi alan ücretlilere ait bulunduğu, bu nedenle davacı kurum adına yapılan cezalı tarhiyatta yasal isabet görülmediği, ancak, davacı vekilince sadece cezanın kusur cezasına dönüştürülmesi istenmiş olup, kesilmemesi gereken bu cezanın davacı vekilinin istemi doğrultusunda kusur cezasına denk gelen 77.858.577.-liraya tadili suretiyle kabul ederek dava konusu cezanın 77.858.577.- lirasını onayan fazlasını kaldıran ... Vergi Mahkemesinin 26.11.1998 gün ve E:1998/644, K: 1998/976 sayılı kararının; vergi dairesi müdürlüğünce, 176 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca davacı kurum adına yapılan cezalı tarhiyatın aynen onanması gerektiği, yükümlü kurum tarafından, kesilen cezanın kaçakçılık cezası değil, kusur cezası olması gerektiği yolundaki hükme bir itirazlarının olmadığı, ancak, kusur cezasına çevrilen bu cezanın müvekkil şirket adına kusur cezası olarak kabulü ile ortaya çıkacak uzlaşma komisyonunda tartışma hakkının da verilmesi yolundaki yasal haklarının engellenmemesi gerektiği hakkında karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istemleridir. Savunmanın Özeti: Vergi dairesi müdürlüğünce yükümlü temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup yükümlü tarafından savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: ... Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve...