Davacı şirketin kdv iade alacağının doğduğu ihtilafsız olup, bu alacağın teminat ve inceleme raporu aranmaksızın muaccel hale gelen vergi borcuna mahsup edilmesi gerektiğinden, mahsup istemi yerine getirilmeyerek düzenlenen ödeme emrini hukuka uygun bulan vergi mahkemesi kararında yasal isabet görülmediği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 1998/2575 K. 2000/1063 T. 28.3.2000 İHRAÇ KAYDIYLA MAL TESLİMİNDE KDV İADESİ DAVACI ŞİRKETİN KDV İADE ALACAĞININ DOĞDUĞU İHTİLAFSIZ OLUP, BU ALACAĞIN TEMİNAT VE İNCELEME RAPORU ARANMAKSIZIN MUACCEL HALE GELEN VERGİ BORCUNA MAHSUP EDİLMESİ GEREKTİĞİNDEN, MAHSUP İSTEMİ YERİNE GETİRİLMEYEREK DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNİ HUKUKA UYGUN BULAN VERGİ MAHKEMESİ KARARINDA YASAL İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 3065/md. 11 Temyiz İsteminde Bulunan: .... San. ve Tic. A.Ş. Vekili: Av. ... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacı şirketin 1994 Mayıs dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve fon payı borçlarının tahsil edilmesi amacıyla adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davayı; Katma Değer Vergisi Kanununa göre yapılacak iade işlemlerinin usul ve esaslarının 28 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile belirlendiği, bu tebliğe göre mükellefler lehine doğacak KDV iadelerinin kesinleşmiş olması şartıyla mükelleflerin muaccel hale gelmiş vergi borçlarına mahsubunun mümkün bulunduğu, ancak 15 milyon lirayı aşan iade talepleri için teminat gösterilmesi ya da inceleme sonucuna göre rapor düzenlenmesi gerektiği ve raporun vergi dairesine intikal ettiği tarihte iade alacağının kesinleşmiş olacağı, dava konusu olayda, ödeme emri içeriği vergi borçları nedeniyle mahsubu istenen iade alacağının 15 milyon liradan fazla olmasına rağmen yükümlü şirket tarafından teminat gösterilmemiş ve inceleme de yapılmamış olması nedeniyle mahsup işleminin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda değinilen düzenleme nedeniyle iade ve mahsup yoluyla ödeme olanağı bulunmayan amme borçları vadesinde ödenmediğinden ödeme emriyle istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 25.12.1996 gün ve E: 1996/304, K: 1996/625 sayılı kararının; KDV iade alacağının kesinleşmiş olması nedeniyle mahsup işleminin yapılması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Davacı şirketin muaccel olan gelir (stopaj) vergisi borcunun KDV iade alacağından 38 Seri No lu KDV Genel Tebliğ hükmü uyarınca mahsup edilmesi gerektiğinden davacı şirketin bu istemi kabul edilmeyerek ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Davacı şirket adına tanzim olunarak tebliğ edilen ödeme emrinin onanmasına karar veren Vergi Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. Vergi Mahkemesince, Katma Değer Vergisi Kanununa göre yapılacak iade işlemlerinin usul ve esaslarına ilişkin olarak 28 Seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile yeniden yapılan düzenlemeye göre, iadenin kesinleşmesi, iade taleplerinde ilgili dönem beyannamelerinin verildiği tarihte geçerli iade tutarına bağlı olup öngörülen tutarın aşılması halinde teminatın gösterildiği, teminat gösterilmeyen iade taleplerinde ise inceleme sonucunda raporunun vergi daire...