Tasfiyeye giren kurumların, tasfiyeye giriş tarihine kadar geçen dönemin de müstakil ve normal bir hesap dönemi olması nedeniyle, bu döneme ilişkin olarak işletmenin ticari muamelelerinden dolayı elde ettikleri kar veya zararların da hesap döneminin kapandığı tasfiyeye giriş tarihinden itibaren dört ay içinde beyan edilmesi gerektiği hk.
Danıştay 3. Daire E. 1995/344 K. 1996/1018 T. 27.3.1996 TASFİYE KAR VE ZARARININ BEYANI TASFİYEYE GİREN KURUMLARIN, TASFİYEYE GİRİŞ TARİHİNE KADAR GEÇEN DÖNEMİN DE MÜSTAKİL VE NORMAL BİR HESAP DÖNEMİ OLMASI NEDENİYLE, BU DÖNEME İLİŞKİN OLARAK İŞLETMENİN TİCARİ MUAMELELERİNDEN DOLAYI ELDE ETTİKLERİ KAR VEYA ZARARLARIN DA HESAP DÖNEMİNİN KAPANDIĞI TASFİYEYE GİRİŞ TARİHİNDEN İTİBAREN DÖRT AY İÇİNDE BEYAN EDİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 193/md. 28 , 108 213/md. 162 (5422/md. 13, 21, 31) Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü - Karşı Taraf : Tasfiye Halinde ... ve Motorlu Taşıtlar Koop. Vekili: Av. ... İstemin Özeti : 24.4.1992 tarihinde tasfiyeye giren davacı kooperatifin 1.1.1992 -24.4.1992 tarihleri arasındaki ticari faaliyetine ilişkin beyannamenin verilmediği neden gösterilerek adına kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 21. maddesinin 1. bendinde, kurumlar vergisi beyannamesinin hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ay içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verileceği, tasfiye beyannamesi başlığını taşıyan 31. maddesinde ise, tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren 21. maddede yazılı süreler içinde, tasfiye dönemi içinde tasfiye incelenmiş ise bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verileceğinin hüküm altına alındığı, aynı kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasında, kurumlar vergisinin, birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, 2. fıkrasında safi kurum kazancının tesbitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazançlar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 28. maddesinde, kurumlar vergisinde, hesap döneminin vergilendirme dönemi olduğu, 22. madde gereğince verilen beyannamelerle bildirilen kazançların vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın iktisap tarihinin esas alınacağının belirtildiği, gönderme yapılan Gelir Vergisi Kanununun 108. maddesinde ise, vergilendirme döneminin geçmiş takvim yılı olduğu belirtilerek 1. bendinde, mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde, vergilendirme dönemi, takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması tarihine kadar geçen süreye inhisar edeceğinin belirtildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 162. maddesinin 1. fıkrasında da tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyetinin vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam edeceği hükmünün yer aldığı, bu maddelerin müştereken incelenmesinden, aynı yıl tasfiyenin sonuçlanmaması halinde, mükellefiyeti de kalkmadığından dolayı, kurumun tasfiyeye girdiği tarihe kadar ki hesaplarına ait vergi beyanının, hesap döneminin kapandığı Aralık ayını takip eden Nisan ayı içinde yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, olayda da ticaret sicili gazetesine göre 24.4.1992 tarihinde tasfiyeye girdiği saptanan davacı kurumun 1.1.1992-24.4.1992 tarihine kadar ki kurumlar vergisi beyannamesinin ...