Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı bankanın ...Şubesinin müşterisi olduğunu, standart bankacılık hizmetlerinin yanında... (TL hesabı) ... (EURO hesabı) , ... (usd hesabı) hesaplarında başta opsiyon ve vadeli işlemler olmak üzere muhtelif türev işlemlerinin gerçekleştirmekte olduğunu, davalı bankanın çalışanı ...'ın müşteri temsilcisi ve türev işlemler yetkilisi olarak atadığını, bu yetkiye istinaden gün içinde davacı ile sürekli telefon irtibatında bulunduğunu, hesap bakiyeleri hakkında davacıya bilgi verdiğini, davacının bu bilgileri esas alıp risk değerlendirmesi yaparak verdiği telefon talimatları ile vadeli işlemler yaptığını, müşteri temsilcisi tarfından kendisine bildirilen hesap bakiyesi doğrultusunda işlem yapan davacının bakiyelerin doğruluğu konusunda...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/292 Esas KARAR NO : 2019/128 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ: 13/01/2012 KARAR TARİHİ: 13/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı bankanın ...Şubesinin müşterisi olduğunu, standart bankacılık hizmetlerinin yanında... (TL hesabı) ... (EURO hesabı) , ... (usd hesabı) hesaplarında başta opsiyon ve vadeli işlemler olmak üzere muhtelif türev işlemlerinin gerçekleştirmekte olduğunu, davalı bankanın çalışanı ...'ın müşteri temsilcisi ve türev işlemler yetkilisi olarak atadığını, bu yetkiye istinaden gün içinde davacı ile sürekli telefon irtibatında bulunduğunu, hesap bakiyeleri hakkında davacıya bilgi verdiğini, davacının bu bilgileri esas alıp risk değerlendirmesi yaparak verdiği telefon talimatları ile vadeli işlemler yaptığını, müşteri temsilcisi tarfından kendisine bildirilen hesap bakiyesi doğrultusunda işlem yapan davacının bakiyelerin doğruluğu konusunda gerektiği biçimde aydınlatıldığına güvenerek yüksek meblağlarda işlemler yaptığını, hesaplarda bulunan tutarların daima yüksek gösterilmesinin davacıyı daha fazla risk alabileceği yönünde teşfik ettiğini, davalı banka çalışanının davacının zararını doğuran asıl büyük suistimalinin davacının talimatı dışında gerçekleştirdiği, türev işlemler olduğunu, davacının talimatı olmaksızın yapılan işlemlerin boyutunun banka tarafından doğru bilgiler verilmediği için maalesef kendilerince de bilinemediğini, bu nedenle davayı belirsiz alacak davası olarak nitelendirip açtıklarını, davalı banka çalışanı ...'ın bu şekilde hareket etmeye iten sebebin işlem başına aldığı komisyon olduğunu, tüm bu nedenler ile davalı bankanın saklama yükümlülüğün sona erdiği gerekçesine dayanarak telefon ses kayıtlarını silmesi halinde davanın ispatının zorlaşacağını ve davacının zararının boyutunun anlaşılması ve dolayısı ile hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlanacağına ve imkansız hale gelmesi tehlikesinin bulunduğunu, bu nedenle bankaya müzekkere yazılarak, telefon görüşme kayıtlarının tedbiren muhafaza altına alınmasına ve silinmesinin durdurulmasını ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutarak şimdilik haksız olarak fazladan alınan komisyon gelirlerinin iadesine yönelik olarak 10.000 TL zararın temerrüt tarihinden itibaret 1 yıl vadeli mevduatlar ödenecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın davalı ...Bank AŞ'nin bir çalışanı olmadığını, ... AŞ'nin çalışanı olduğunu, daha sonra da müfettiş incelemesi ile birlikte iş haddinin fesh edildiğini, taraflar arasında temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve türev işlemleri sözleşmesi çercevesinin imzalandığını, dava konusu yapılan işlemlere ilişkin davalı bankanın teftiş kurulu başkanlığı tarafından yapılan şikayet üzerine inceleme başlatıldığını, sonucunda davacı tarafından hür i...