Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2015/995 · K. 2018/1197
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/995 K. 2018/1197

E. 2015/995K. 2018/119720 Aralık 2018
bilirkişi raporutazminatmanevi tazminatmenkul kıymetlerdeğerlemetakasticari faaliyetvekalet sözleşmesisözleşme serbestisivergi mükellefiyoksun kalınan karzamanaşımı itirazızarar tazminigabiniadeistinaf yolukazanç kaybıkredi sözleşmesimaddi ve manevi tazminatsadakat yükümlülüğüsözleşme süresi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2015 KARAR TARİHİ : 20/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde ; Anne-kız olan davacıların 2004 yılından itibaren davalı bankanın bireysel mevduat müşterisi olduklarını, davacıların bu güne kadar hiçbir ticari faaliyette bulunmadıklarını, ticari faaliyetler sebebiyle vergi mükellefi olmadıklarını, davacıların tacir sıfatını taşımadıklarını, davacılar, davalı bankanın bebek şubesi müşterileri iken, 2012 yılında hesaplarının bankanın tek taraflı tasarrufu ile İstanbul şubesi bünyesinde faaliyet göstermekte olan Özel Bankacılık birimine taşındığını ve bankanın yüksek mevduat sahibi müşterilerine kişiselleştirilmiş bankacılık hizmeti sunma ve müşterinin ihtiyaç ve beklentilerine özenle...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/995 Esas KARAR NO : 2018/1197 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2015 KARAR TARİHİ : 20/12/2018

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde ; Anne-kız olan davacıların 2004 yılından itibaren davalı bankanın bireysel mevduat müşterisi olduklarını, davacıların bu güne kadar hiçbir ticari faaliyette bulunmadıklarını, ticari faaliyetler sebebiyle vergi mükellefi olmadıklarını, davacıların tacir sıfatını taşımadıklarını, davacılar, davalı bankanın bebek şubesi müşterileri iken, 2012 yılında hesaplarının bankanın tek taraflı tasarrufu ile İstanbul şubesi bünyesinde faaliyet göstermekte olan Özel Bankacılık birimine taşındığını ve bankanın yüksek mevduat sahibi müşterilerine kişiselleştirilmiş bankacılık hizmeti sunma ve müşterinin ihtiyaç ve beklentilerine özenle yaklaşan deneyimli uzmanlardan bilgi alma iddiası ve taahhüdü ile kurulduğunun resmen ifade edildiğini ve müşteri temsilcileri tarafından vekiledenlerinin DCD (Dual Currency Deposit) işlemlerine tabi tutulduğunu, söz konusu ürün kapsamında türlü opsiyon işlemleri yaptırıldığını, bu çerçevede banka ile davacılar arasında Türev Ürünler Çerçeve Sözleşmeleri bağıtlandığını, çerçeve sözleşmelerde yer alan hükümler incelendiğinde çok sayıda, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı, genel işlem koşullarına yer verildiğini, çerçeve sözleşmesinin, iş görme (vekalet) unsurunu içermesi karşısında bankanın hesabına iş gördüğü müşterisini dönemsel olarak bilgilendirmesi gerektiğini, ancak taraflar arasında gerçekleştirilen bir kısım opsiyon işlemleri ve bunlara ilişkin teyit formları incelendiğinde davalı bankanın bizzat kendisinin taraf olduğu alım opsiyonları ve satım opsiyonları gerçekleştirdiğini, bunların "tezgahüstü" piyasada gerçekleştirilen "Borsa dışı opsiyon işlemleri" olduğunu, davalı bankanın aynı şekilde döviz opsiyonu işlemleride yaptığını, bu işlemlerin iki taraflı işlemler olup, banka ile müşterisi arasında çıkar çatışması bulunduğunu, bu konulardaki yoğun şikayet üzerine BDDK tarafından 2015 yılı temmuz ayında türev işlemlerde bankaların müşterileri ile ilişkileri hakkında yönetmelik taslağı hazırlandığını ve bankalara ağır denetim sorumlulukları ve şartları getirildiğini, aynı yönetmelikte yapılacak işlem ile müşteri profilinin sıkı şekilde uygun olması gerektiği, herkese böylesine karışık ve riskli işlemler yaptırılmasının men edildiğinin de düzenlendiğini, davacıların hiçbir finansal tecrübeye sahip ve tacir olmamaları sebeple, bankaya opsiyon sözleşmesi satabilecek konumda kabul edilmeleri mantık ile bağdaşmadığını, böylesi işlemlerin, gelişmiş ekonomik sistemlerde kurumlar arası yürütüldüğünü, bu kapsamda gerek 5411 sayılı Bankacılık Kanun'unun 48. maddesi, gerek aynı yasanın 75. maddesi göndermesi ile Türkiye Bankalar Birliğinin "Bankacılık Etik İlkeleri " ne uyg...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 112

1. Genel olarak

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 116

3. Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 28

III. Aşırı yararlanma

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 341

İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar44

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/792 · K. 2019/246

5 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/1083 · K. 2018/1297

11 Aralık 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/498 · K. 2018/677

2 Ekim 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/1243 · K. 2019/378

13 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/49 · K. 2018/599

30 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2015/1108 · K. 2018/1299

12 Aralık 2018