Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 18.12.2009 tarihinde ... Hastanesi'nde smear testi yaptırdığını ve şüpheli lezyon saptandığını, 28.12.2009 tarihinde kolposkopi ile biyopsi yapıldıını, sonucun ağır displazi , karsinoma in situ geldiğini, davacıya uterus serviks bölgesinden genel anestezi adı altında LEEP eksizyon ile biyopsi alındığını, potolojiye incelenmek üzere gönderilmesi gereken biyopsi örneğinin kaybedildiğini, davalının da patoloji örneğinin labaratuvara ulaşmadığını kabul ettiğini, biyopsi örneğinin kaybolması nedeni ile yapılması gereken mikroskopik değerlendirme yapılamamasından, müvekkilinin hastalıı ile ilgili kesin tanı konulamaması ve takibinde uygun tedavi planlanamamasından davalının dikkat ve özen...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/273 Esas KARAR NO:2021/700
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ :18/09/2014 KARAR TARİHİ:12/10/2021
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 18.12.2009 tarihinde ... Hastanesi'nde smear testi yaptırdığını ve şüpheli lezyon saptandığını, 28.12.2009 tarihinde kolposkopi ile biyopsi yapıldıını, sonucun ağır displazi , karsinoma in situ geldiğini, davacıya uterus serviks bölgesinden genel anestezi adı altında LEEP eksizyon ile biyopsi alındığını, potolojiye incelenmek üzere gönderilmesi gereken biyopsi örneğinin kaybedildiğini, davalının da patoloji örneğinin labaratuvara ulaşmadığını kabul ettiğini, biyopsi örneğinin kaybolması nedeni ile yapılması gereken mikroskopik değerlendirme yapılamamasından, müvekkilinin hastalıı ile ilgili kesin tanı konulamaması ve takibinde uygun tedavi planlanamamasından davalının dikkat ve özen eksikliği nedeni ile kusurlu olduğunu, müvekkiline yeniden cerrahi müdahale gerektiğinin bildirilmesi ve hekimin herhangi bir tedavi verememesi nedeni ile bekleme sürecinde kesin tanıyı öğrenememe, tedaviye başlayamama ve bir kez daha cerrahi müdahaleye maruz kalma ihtimali nedeni ile ruh sağlığının bozulduğunu, bu olaylar sebebi ile müvekkilinin ayrıntılı psikiyatrik muayene ve klinik psikolojik değerlendirmeler sonucu söz konusu olaylar sonrasında ortaya çıktığı anlaşılan Karma Anksiyeteli Depresif Uyum Bozukluğu klinik tanısı konulduğunu, söz konusu klinik tanının yaşamsal tehlikeye neden olmadığı ancak müvekkilinin sağlığının ve algılama yeteneğinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte bozulmasına neden olduğunu, davalının sadece operasyon sırasında değil takip eden tüm süreçlerdeki kusurlardan sorumlu olduğunu, patoloji laboratuarına gönderilmesi için numunenin gönderilme aşamalarında amaca uygun ve hataları engelleyici yeterli bir takip ve denetleme sistemi bulunmadığını, biyopsi metaryalinin kaybolması nedeni ile hastaya zarar verme ilkesinin ihlal edildiğini, zararlı dokunun tamamının alınıp alınmadığı ve kanserli hücrelerin sadece yüzesyel olup olmadığının kayıp nedeni ile bilinemediğini, davalının eylemden, ortaya çıkan sonuçtan ve zarardan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi bildirildiği halde yasal süre içerisinde cevap bildirmemiştir. Davalı vekili yasal sürenin bitiminden sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin en son tıp teknikleri ve cihazlarla donatılmış yetenekli ve uzman doktorları istihdam eden insan sağlığını her şeyin üstünde tu...