Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; 2017 yılında,tarafına SGKdan bazı ödeme emirleri gönderildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu ileri sürülerek,bu borçlarla mülzem bulunduğunu iddia ettiğini, Oysa bu şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi,bu şirkete yönetim kurulu üyesi seçildiğinden de haberi olmadığını, yaptığı araştırmada,bu şirketin yönetim kurulu üyelerinden birinin istifa ettiğini ve geri kalan diğer iki yönetim kurulu üyesinin kendisinin gıyabımda bu şirkete yönetim kurulu üyesi seçtiklerini ve keyfiyeti tescil ve ilan ettirdiklerini istihbar ettiğini, kendisinin bu şirketin de dahil olduğu ...'in bir başka bağlı şirketine yönetim kurulu üyesi seçildiğini, (... A.Ş.) ve daha sonra da bu görevinden istifa ettiğini.Lakin davalı şirketle hiçbir vakit,hiçbir...
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/687 Esas KARAR NO:2021/36
DAVA:Tespit DAVA TARİHİ:29/07/2018 KARAR TARİHİ:18/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; 2017 yılında,tarafına SGKdan bazı ödeme emirleri gönderildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu ileri sürülerek,bu borçlarla mülzem bulunduğunu iddia ettiğini, Oysa bu şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi,bu şirkete yönetim kurulu üyesi seçildiğinden de haberi olmadığını, yaptığı araştırmada,bu şirketin yönetim kurulu üyelerinden birinin istifa ettiğini ve geri kalan diğer iki yönetim kurulu üyesinin kendisinin gıyabımda bu şirkete yönetim kurulu üyesi seçtiklerini ve keyfiyeti tescil ve ilan ettirdiklerini istihbar ettiğini, kendisinin bu şirketin de dahil olduğu ...'in bir başka bağlı şirketine yönetim kurulu üyesi seçildiğini, (... A.Ş.) ve daha sonra da bu görevinden istifa ettiğini.Lakin davalı şirketle hiçbir vakit,hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, Yaptığım araştırmada,yönetim kurulu üyelerinin,müstafi yönetim kurulu üyesi yerine geçici olarak ve istifa eden üyenin görev süresi sonuna kadar ve genel kurulun onayı alınmak kaydı ile işlem yaptıklarını tesbit ettiğini,Lakin,kendisinin haberi olmadığı için ne bir yönetim kurulu toplantısına iştirak ettiğini ne de yönetim kurulu toplantı defterine herhangi bir imza atmadığını, yine yaptığım araştırmaya göre,genel kurulun hiç yapılmadığını ve kendisinin yönetim kurulu üyeliğinin de doğal olarak genel kurul tarafından onaylanmadığını, diğer taraftan,yerine seçildiği yönetim kurulu üyesinin İmza yetkisinin ve dolayısıyla,Şirketi temsil ve İlzam yetkisi bulunmadığını tüm bu nedenlerle gün tayin buyurularak duruşmamızın icrasına,Davalı şirketin sicil dosyası ve tüm eklerinin İstanbul ticaret sicilinden celbine,Şirketin yönetim kurulu toplantı ve karar defterinin celbine,Bana ait olduğu iddia edilen imza var ise,imzamı havi belgeler üzerinde İmza tatbikatı yapılmasına ve yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunmadığının tespitine,Gerek sosyal güvenlik mevzuatı ve gerekse Türk ticaret kanunu uyarınca,imza yetkisine sahip bulunmaması ve şirketi murahhasların yönetmesi muvacehesinde,şirketin kamu ve özel borçlarından sorumlu bulunup,bulunmadığının tesbitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: HMK 124 gereği taraf değişikliği sonrasında davalı olarak yer alıp sonradan tekrar davalı sıfatı kaldırılan SGK vekilinin 19/10/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin 29.09.2020 tarihinde kuruma tebliğ edildiğini, henüz kurum kayıtları ve dava ile ilişkili belgeler taraflarına ulaştırılamadığını, İlgili belgelerin taraflarına ulaştırılması halinde ayrıntılı olarak cevaplarını sunma hakları saklı tutulmak üzere Öncelikle davanın konusu bakımından 5510 sayılı yasanın uygulanması nedeni ile ilgili ortaya çıkan bir uyuşmazlık olduğundan görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, Bu nedenle i...