5233 sayılı kanun çerçevesinde bir terör eyleminden bahsedilemeyeceğinden, hatalı bir nitelendirmeyle uyuşmazlığı 5233 sayılı kanun kapsamında değerlendirerek manevi tazminat istemleri hk.
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/1889 E. , 2017/396 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/1889 Karar No : 2017/396 Temyiz Eden (Davalılar) : 1- İçişleri Bakanlığı/ANKARA Vekili : Diğer Davalılar : Vekili : Vekili : Vekili : Karşı Taraf (Davacılar) :1) 2) Vekilleri : İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmaların Özeti :Taraflarca savunma verilmemiştir. Düşüncesi : Davaya konu eylemin niteliğine bakıldığında, eylemin ideolojik amaçlar doğrultusunda, kendi sosyal ve siyasal dünya görüşleri dışında kalan görüşleri toptan bir şekilde reddederek cebir ve şiddet ile tepki göstermek suretiyle bu tür görüş sahiplerini cezalandırmak ve görüş taraftarları üzerinde korku ve kaygı yaratmak için 3713 Sayılı Yasanın 1. maddesinde koruma altına alınan temel hak ve hürriyetler arasında yer alan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesi kapsamında güvence altında bulunan dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içeren düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan bir grup şüphelinin zamana yayılan biçimde bir araya gelerek cebir, şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden birini kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri eylem olduğu; Eylemin ortaya çıkışı sonrasında gerek Malatya'da gerekse eylem sonrasında tüm Türkiye ve dünya kamuoyunda ortaya çıkan tepkiler devlete yönelik ihmal ve kasta ilişkin iddialar, uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin imajı ve karşı karşıya bırakıldığı sorunlar nazara alındığında eylem sonrası kamu düzeninin ciddi bir şekilde bozulduğu; topluluğun belirtilen amaçları doğrultusunda içerisinde yer aldıkları "araç suçun" TCK'nın 314. maddesi kapsamında bir terör örgütü olarak kabul edilmesi gerektiği düşüncesiyle mahkeme kararının onanması düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Dava; davacıların yakını ...... 18.04.2007 tarihinde................. ... Şubesi'nde öldürülmesi olayının gerekli bildirimlerde bulunulmasına karşın önleyici güvenlik tedbirlerini almayan idarelerin ağır hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla uğranılan manevi zararlara karşılık ölenin annesi davacı için 100.000,00.TL, babası davacı için 100.000,00.TL olmak üzere toplam 200.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesi'nce; davacılar murisinin ismini dahi bilmeyen şahıslar tarafından kişisel husumet dışında, salt Hristiyan dinine mensup olması ve bu dinin gereklerini yerine getirdiği inancıyla yayıncılık faaliyetinde bulunması nedeniyle, önceden tasarlanarak, cebir ve şiddet kullanmak suretiyle, işkence yapıldıktan sonra öldürüldüğü, öldürme eyleminin şahsi bir amaçtan ziyade toplu...