5233 sayılı yasa?nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen terör eylemi sonucu oluşan zararın tazmini isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın, 5233 sayılı yasa kapsamında irdelenerek çözümlenmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2009/7423 K. 2009/9167 T. 26.10.2009 SOSYAL RİSK İLKESİ TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLAR MADDİ VE MANEVİ ZARARLARIN TAZMİNİ 5233 SAYILI YASA?NIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN SONRA MEYDANA GELEN TERÖR EYLEMİ SONUCU OLUŞAN ZARARIN TAZMİNİ İSTEMİNDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIĞIN, 5233 SAYILI YASA KAPSAMINDA İRDELENEREK ÇÖZÜMLENMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 3713/md. 1 , 3 , 4 5233/md. 1 , 2 İstemin Özeti : ?. İdare Mahkemesinin 30.12.2008 tarih ve E:2005/321, K:2008/2460 sayılı kararının, davanın kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: 277.2004 tarih ve 25535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde, bu Yasanın amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; kapsam başlıklı 2. maddesinde ise, bu Yasanın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 'inci, 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı hükmüne yer verilmiştir. Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, terör eylemleri veya terörle mücadele sırasında meydana gelen zararlardan idarenin bu Yasada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde sorumlu olacağı açıktır. Başka bir ifadeyle, anılan Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra terör eylemleri nedeniyle meydana gelen zararların idarece tazminini öngören ve yargısal içtihatlarla kabul edilerek geliştirilen sosyal risk ilkesi uyarınca tazminata karar verme olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 5233 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen terör eylemi nedeniyle oluşan zarardan kaynaklanan uyuşmazlığın, bu Yasa hükümleri irdelenmek suretiyle çözülmesi gerekirken, sosyal risk ilkesi uyarınca tazminata karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeden gereği görü...