Terör eylemlerinden mağdur olan bireylerin zararlarının sulh yoluyla önlenebilmesi amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkındaki kanun uyarınca hesaplanan maddi tazminat miktarının, sulh yoluyla anlaşılması halinde zarar gören ilgilileri bağlayacağı; ancak anılan yasa?da öngörülen sulhnamenin imzalanmaması durumunda, ilgililerin gerçek zararlarının tazmini için yargı yoluna başvurmalarına engel bir hükmün bulunmaması karşısında, ilgililerin terör eylemi sonucu oluşan gerçek zararın tazminat hukukunun genel ilkeleri uyarınca ödenmesini isteyebileceği; istanbul ili, beyoğlu ilçesinde bulunan ingiltere konsolosluğu önünde 20/11/2003 tarihinde meydana gelen bombalı terör saldırısı sonucunda oluşan zarar, idarenin de kabul ettiği üzere 5233 sayılı yasa kapsamında ve idarenin tazminle sorumlu olduğu zarar niteliğinde bulunduğundan tazmini gerektiği hakkında.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/2933 E. , 2021/3877 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2015/2933 Karar No:2021/3877
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Televizyon Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşu tarafından, Bursa il merkezine yönelik olarak … MHz frekansından "… Radyo" çağrı işaretiyle izinsiz yayın yapıldığından bahisle 6112 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca izinsiz yayının durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemle bildirilen … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının kendisine yönelik kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; her ne kadar davacı şirket tarafından, karasal ortamdan ulusal radyo yayını (R1) yapma yetkisi bulunduğu, bu yetki kapsamında Bursa il merkezine yönelik olarak radyo yayını yapılmakta olduğu belirtilmekte ise de; davacı şirketin iddiasını doğrulayacak şekilde, davalı Üst Kurulca davacı şirkete Bursa il merkezine yönelik yayın yapma hakkı tanınmadığı ve davacı şirkete 2011 ve 2014 yılı frekans yıllık kullanım bedeli olarak da Bursa il merkezi için ücret tahakkuk ettirilmediği, 03/03/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'u yürürlükten kaldıran 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile konu hakkında yeni hukuki düzenlemeler getirildiği, Kanun'un Geçici 4. maddesinin 1. fıkrası ile yeni Kanun'a göre uygulama yapılıncaya kadar geçecek süre içinde eski Kanun'un Geçici 16. maddesi ile sınırlı olarak yayınlarına devam etmelerine imkân tanınarak yeni bir geçiş süreci öngörüldüğü, davacı kuruluşun iddialarının aksine, 3984 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi kapsamında Bursa il merkezine yönelik radyo yayını yapma izninin olmadığı göz önüne alındığında davaya konu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalının 6112 sayılı Kanun'da öngörülen sıralama ihalelerini gerçekleştiremediği, geçiş dönemini sonlandıramadığı, gecikmeli olarak yaptığı sıralama ihalelerinin yargı kararlarıyla iptal edildiği, kalıcı çözüm üretemeyeceğinin kesinleştiği, Danıştay kararlarında ortaya konan içtihatların kendisine yüklediği sorumluluğu görmezden geldiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı yayın kuruluşunun ulusal yayın hakkının değil, buna ilişkin müracaatının bulunduğu, bu durumun ulusal çapta her yerde yayın yapılabileceği anlamına gelmediği, mevcut durumda karasal ortamdan radyo ve te...