Terör ve terörle mücadeleden doğan zararlarınkarşılanması hakkında kanun uyarınca oluşturulan zarar tespit komisyonunca tespit edilen maddi zarar karşılığı olarak davacılara ödenmesi teklif edilen tutarın kabul edilmeyerek açılan davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde, sözü edilen komisyonca teklif edilen tutarın yasal faiz, avukatlık ücreti ve yargılama gideri yönünden mahkemece dikkate alınmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
10. Daire 2009/5172 E. , 2009/11183 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2009/5172 Karar No: 2009/11183 Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davacılar) : … Vekili : … Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı): … Valiliği İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verdiği … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Davacıların Savunmasının Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalının Savunmasının Özeti : Cevap verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi :Tarafların temyiz istemlerinin hükmedilen tazminat miktarına ilişkin kısmı yönünden reddi ile mahkeme kararının onanmasına, davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının, … TL'ye isabet eden yargılama gideri, avukatlık ücreti ve yasal faize ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Davacılar, Zarar Tespit Komisyonu tarafından ödenmesi kabul edilen zararı için 5233 sayılı Yasa uyarınca düzenlenen sulhnameyi kabul etmeyerek, terör olayları nedeniyle göç etmesi sonucunda uğradığını öne sürdüğü zararının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle dava açmış; İdare mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Davacıların ve davalı idare tarafından ileri sürülen nedenler, dayandığı gerekçeler karşısında temyize konu kararın davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin bülümünün bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır. Buna karşılık İdare Mahkemesi'nce, 5233 sayılı Yasa uyarınca davacının zararının bir kısmının karşılanmasına karar verildiği, ancak bunu davacının kabul etmediği, dolayısıyla bu kısım yönünden davanın açılmasına davalı idarenin sebep olmadığı noktasından hareketle, davanın kabul edilen kısmından, daha önce davacıya ödenmesi önerilen tutar ayrık tutularak, bu kısım için yasal faiz ödenmesi istemi reddedildiği gibi, bu kısım üzerinden hesaplanan yargılama giderleri de davacının üzerinde bırakılmıştır. Oysa 5233 sayılı Yasa'da ilgililerin zararının karşılanmasına ilişkin olarak düzenlenen yönteme göre, kişinin Zarar Tespit Komisyonu tarafından önerilen ödemeyi kabul etmesi, yani sulhnameyi imzalaması uyuşmazlığı sona erdirmekte; dolayısıyla ilgilinin zararının tamamının karşılanmadığından bahisle dava açmasını engellemektedir. Bu husus 5233 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin gerekçesinde de açıkça ifade edilmiştir. Belirtilen durum karşısında, zararının 5233 sayılı Yasa uyarınca karşılanmasına ilişkin sulhnameyi kabul etmeyenler tarafından açılacak davanın daha önce Zarar Tespit Komisyonu tarafından ödenmesi önerilen tutarı da kapsayacağı açık olup, davacının yasal faiz istemi ve yargılama giderlerinin hesaplanması yönünden bu kısmın ayrık tutulması, yani davanın konusu dışında bırakılması hukuka ve usule aykırıdır. Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacıların...