Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 23/10/2013 tarihli Yerli Ham Petrol Alım/Satım Anlaşması çerçevesinde yerli ham petrol ticareti yapıldığını, fakat gerek ham petrol üreticileri bakımından 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu ile gerekse rafineri şirketleri bakımından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile düzenlenmiş bir piyasada faaliyet gösterildiği için taraflar arasında tam olarak sözleşme serbestisi çerçevesinde yapılmış bir anlaşma olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesinde de fiyat düzenlenirken Petrol Piyasası Kanunu 10. Maddesine atıf yapıldığını ve kanundaki değişikliklerin sözleşmeye aynen yansıtılacağının belirlendiğini, bu atıfın kanundan kaynaklı bir zorunluluk olarak sözleşmede yer aldığını, ancak anayasal temel haklar ile bağdaşmayan bir kanun değişikliği yapılarak fiyatın hesaplanmasına yönelik sözleşmedeki menfaat dengesinin...
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2019/631 Esas KARAR NO : 2021/80 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
Av. ...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2019 KARAR TARİHİ : 12/02/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2021
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 23/10/2013 tarihli Yerli Ham Petrol Alım/Satım Anlaşması çerçevesinde yerli ham petrol ticareti yapıldığını, fakat gerek ham petrol üreticileri bakımından 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu ile gerekse rafineri şirketleri bakımından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile düzenlenmiş bir piyasada faaliyet gösterildiği için taraflar arasında tam olarak sözleşme serbestisi çerçevesinde yapılmış bir anlaşma olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesinde de fiyat düzenlenirken Petrol Piyasası Kanunu 10. Maddesine atıf yapıldığını ve kanundaki değişikliklerin sözleşmeye aynen yansıtılacağının belirlendiğini, bu atıfın kanundan kaynaklı bir zorunluluk olarak sözleşmede yer aldığını, ancak anayasal temel haklar ile bağdaşmayan bir kanun değişikliği yapılarak fiyatın hesaplanmasına yönelik sözleşmedeki menfaat dengesinin temelden sarsıldığını, kanuni alım yükümlülüğünü yerine getirmeye devam eden davacı şirketin itiraz konusu faturalar karşılığında aynı miktar ve aynı evsaftaki yerli ham petrol için davalıya milyonlarca TL ilave ödeme yapmak zorunda kaldığını, alım zorunluluğu getiren ve fiyat artışına yol açan 5015 sayılı Petrol Piyasa Kanunu' nun 10. Maddesinin Anayasa' ya aykırı olup iptal edilmesi gerektiğini, mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale içerdiğini, Anayasa' nın Ayrımcılık Yasağı ve Eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını, Teşebbüs Hürriyeti ve Sözleşmenin Özgürlüğü ile bağdaşmadığını ileri sürüp davalıya dava konusu fatura karşılığında ödenmiş olan tutarın şimdilik 10.000 TL' sinin ödeme tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi bulunarak dosyanın Anayasa Mahkemesine tevdini talep ve beyan etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde Petrol Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliğinin 14. Maddesinin uygulanmasının gerektiğini, konusu petrol fiyatına ilişkin uyuşmazlıkların çözüm yerinin Ticaret Mahkemeleri değil EPDK oluğunu, yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında imzalanan 24/06/2010 tarihli Yerli Ham Petrol Alım Satım Anlaşmasının 11. Maddesinde ihtilaf halinde Körfez/Kocaeli Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalı açısından yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde gerçekleştirilen ham petrol alım-satım fiyatlarına, yürürlükteki Petrol Piyasası Kanununun 10. Maddesinde belirtilen usul dışında bir hesaplama yapılarak fiyat belirlenmesinin mümkü...