2577 sayılı kanunun 28. maddesinin 1. fıkrası hükmünde esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlar arasında bir ayrım yapılmayarak, hem yürütmenin durdurulmasına hem de esasa ilişkin yargı kararlarının uygulanma zorunluluğundan söz edilmiş olması karşısında, yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmemesinde isabet bulunmadığı hakkında.
13. Daire 2007/15262 E. , 2009/1606 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2007/15262 Karar No: 2009/1606
Davacı : … Vekili : … Davalı : Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Vekili : …
İstemin Özeti : .. A.Ş.'ndeki %56,67 ve … A.Ş.'ndeki %41 oranındaki kamu hissesinin blok olarak satışına ilişkin … tarih ve … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16.04.2007 tarih ve E:2006/2084 sayılı kararının uygulanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun anılan kararının iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin; yargı kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle kanun ve usule aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İdarî eylem ve işlem niteliğinde karar verilmesi sonucunu doğuracak şekilde dava açılamayacağı gibi, yürütmenin durdurulması kararlarına ilişkin tesis edilecek işlemler kanunda açık olarak belirtildiğinden uygulanmadığı iddiasıyla ayrı dava konusu yapılmasının mümkün olmadığı, iptal ve yürütmenin durdurulması kararları özel hukuk alanında aktedilen satış sözleşmesini kendiliğinden hükümsüz hale getirmediğinden sözü edilen yürütmenin durdurulması kararının alıcı firmaya bildirilerek kararın yerine getirilmesinin istenildiği, alıcı firma tarafından yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığının bildirilmesi üzerine durumun Özelleştirme Yüksek Kurulunun değerlendirilmesine sunulduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından davanın esastan incelenmesine kadar beklenilmesine karar verildiği, dava konusu yapılan zımni ret işleminin 4046 sayılı Kanuna ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülerek davanın usulden ve esastan reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi …'ın Düşüncesi: Uyuşmazlık konusu olayda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin yürütmenin durdurulması kararına dayanak alınan imar planı revizyonuna ilişkin işlemin … İdare Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi ve bu sebeple de Dairemizin 11.03.2008 tarih ve E.2006/2084, K:2008/3130 sayılı kararıyla davanın esastan reddedilmesi karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'nin Düşüncesi : Dava; … A.Ş.'deki %56,67 ve … A.Ş.'deki %41 oranındaki kamu hissesinin blok olarak satışına ilişkin … tarih ve … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16.04.2007 tarih ve E:2006/2084 sayılı kararının uygulanarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun anılan kararının iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır. T.C. Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasında yer alan: "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez....