Adli ve önleme aramaları yönetmeliğinin 8. maddesinin ( a ) ve ( c ) bendleri ile yine aynı maddenin ( f ) bendindeki "ilgilinin rızası ile" ibaresinin. 27. maddenin ve 30. maddenin birinci fıkrasının iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması istemi hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2005/6392 K.2005/0000 T. 19.1.2006 ADLİ VE ÖNLEME ARAMALARI YÖNETMELİĞİ ADLİ VE ÖNLEME ARAMALARI YÖNETMELİĞİNİN 8. MADDESİNİN ( A ) VE ( C ) BENDLERİ İLE YİNE AYNI MADDENİN ( F ) BENDİNDEKİ "İLGİLİNİN RIZASI İLE" İBARESİNİN. 27. MADDENİN VE 30. MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ İPTALİ VE ÖNCELİKLE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA. 2709/md. 13 , 21 , 124 5271/md. 98 , 101 , 116 , 117 , 118 , 119 , 146 İstemin Özeti: 1.6.2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 8. maddesinin ( a ) ve ( c ) bendleri ile yine aynı maddenin ( f ) bendindeki "ilgilinin rızası ile" ibaresinin. 27. maddenin ve 30. maddenin birinci fıkrasının iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması istenilmektedir Danıştay Tetkik Hakimi ?Düşüncesi: Dava konusu Yönetmeliğin adli aramalara ilişkin bulunan 8. maddesinin ( a ) ve ( c ) bentleri ile yine aynı maddenin ( f ) bendindeki "ilgilinin rızası ile ibaresinin, ve 30. maddenin birinci fıkrasının yasal dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunudur. Yargılama usulü ile ilgili kanunlar ise, tamamen idarenin dışında kalan ve Anayasanın 9. maddesi uyarınca Türk Milleti adına yargı yetkisi kullanan Mahkemeler tarafından uygulanan kanunlardır. Bu itibarla, genel anlamda, mahkemelerin yargılama faaliyeti içinde yer alan usul konusunun, idari alanın dışında kaldığının ve münhasıran kanun konusu olduğunun kabulü zorunludur Yargılama usulü içinde düzenlenen bir konunun idari alan sayılabilmesi için ise; bu konuların neler olduğunun ve sınırlarının Kanun Koyucu tarafından açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Aksi halde yargılama usulünün, idarece yönetmelikle düzenlenebileceğinin kabulü, yargı yetkisinin idare tarafından kullanılması anlamına gelir ki, bu durumun diğer bir ifadesi yetki saptanmasıdır.. Nitekim 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun bütünü incelendiğinde Kanun Koyucunun da aynı kaygıdan hareketle düzenleme yaptığı görülmektedir, Anılan Kanun'un; 62, 99 ve 167. maddelerinde yönetmelikte gösterilecek ve belirlenecek hususlar açıkça belirtilmiş, 333. maddesinde de "" ( 1 ) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, aksine hüküm bulunmadıkça, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılır, kuralına yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan Yasa hükümlerinin değerlendirilmesinden, Kanun Koyucunun idari alan olarak gördüğü ve yönetmelikle düzenlenmesini öngördüğü hususları konu ya da madde belirtmek suretiyle Kanun'un 82, 99 ve 167. maddelerinde açıkça gösterdiği, bu konu ve maddeler arasında "arama" konusuna yer vermediği. 333. maddede ise, yönetmelik çıkarma yetkisini, sadece bu Kanunda öngörülen Yönetmelikler ile sınırladığı sonucuna ulaşılmaktadır. Yasa Koyucunun özellikle Yönetmelik ile düzenlenmesini öngörmediği konuları ise, ayrıntılı olarak düzenlemeyi ve tüm olasılıkları Kanun içinde tüketmeyi tercih ettiği görülmektedir. Diğer taraftan, Bakanlıkların Anayasanın 124. maddesinden kaynaklanan düzenleme yetkisi ise: görev al...