DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2018 KARAR TARİHİ : 10/01/2019 Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ie 27.11.2017 tarihli ....nolu poliçe muhatabı olan ....'nın 12.09.2018 tarihinde vefat eden babaları olduğunu, kendisinin kullandğı banka kredisi gereği davalı kurum tarafından söz konusu poliçenin tanzim edildiğini ve kredi borçları bitmede vefat ettiğini, vefat sonrası varisler olarak poliçe yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda yapmış olduğu müracaatların neticesiz kaldığını ve davalı kurumun bir bahane uydurarak herhangi bir ödeme yapmayacağına dair beyan sunduğunu, davalı kurum poliçe muhatabı olan rahmetli babalarının hastalığını gizlediğinden veya bildirimde bulunmadğından dem vurarak ödeme yapmamakta ısrar ettiğini, banka, kredi çeken , vefat...
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1041 Esas KARAR NO : 2019/25
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2018 KARAR TARİHİ : 10/01/2019 Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ie 27.11.2017 tarihli ....nolu poliçe muhatabı olan ....'nın 12.09.2018 tarihinde vefat eden babaları olduğunu, kendisinin kullandğı banka kredisi gereği davalı kurum tarafından söz konusu poliçenin tanzim edildiğini ve kredi borçları bitmede vefat ettiğini, vefat sonrası varisler olarak poliçe yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda yapmış olduğu müracaatların neticesiz kaldığını ve davalı kurumun bir bahane uydurarak herhangi bir ödeme yapmayacağına dair beyan sunduğunu, davalı kurum poliçe muhatabı olan rahmetli babalarının hastalığını gizlediğinden veya bildirimde bulunmadğından dem vurarak ödeme yapmamakta ısrar ettiğini, banka, kredi çeken , vefat ettikten sonra mirasçılardan kredi borcunu talep edemediği gibi banka ve gerekse poliçeyi tanzim eden davalı kurumun da aracılık eden aceneta durumunda olduğunu, kredi çektikten sonra sonra hayatını kaybeden kişilerin yakınlarına hayat sigortası poliçesi düzenleyen bankaların " poliçenin sağlık bölümü boş bırakılmış bu yüzden kredi bedelini üstlenemeyiz " gerekçesine Yargıtayın verdiği emsal kararla dur denildiğini beyanla murisin kredi borcu olmadığının ve poliçe yükümlülüklerine dair hak edişin tespiti ve ödenmeyen poliçe bedelinin davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile görevsiz mahkemede açıılan davanın usulden reddini talep ettiklerini, husumete ilişkin itirazlarında ise sertifikalardan görüleceği üzere tazminat talep hakkının önelikle daini mürtehine ait olduğunu, davanın medeni kanun ve hukuk muhakameleri kanunu gereği miras sebebiyle el birliği mülkiyeti mevcut olduğundan tüm mirasçılar tarafından ikame edilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı kısmi dava olarak ikame etmesine herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, esasa ilişkin beyanlarında ise sigortalıya kronik kalp yetmezliği tanısı sigorta sözleşmelerinin akdedilmesinden önce konulduğunu, davacıların talebinin teminat dışında kaldığını, zira sigortalının TTK'nun 1435 madde hükmüne göre sözleşmenin yapılmaması veya daha ağır şartlarla yapılmasını gerektiren hususları bildirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TTK m.1435 ile getirilen beyan yükümlülüğünün ihlali halinde TTK m.1439 ile getirilen yaptırım söz konusu olmakta sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını, kredi kullanılırken hayat sigortası yapılmasında sigortalının mefaati olduğunun kuşkusuz olduğunu, dava dilekçesinde atif yapılan Yargıtay kararının komut olayla bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin mevzuat kapsamında bilgilendirme yükümlüğünün gereği gibi yerine getirdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Dava, vefat eden murisin çektiği banka kredisi borcunun...