Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ...'da mukim orman endüstrisi sektöründe faaliyet gösteren bir grubun parçası olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirkete kağıt ürünleri satımı yapıldığını, davacının bu satışlar dolayısıyla davalı şirketten alacaklı olduğunu ve alacağın tahsilini sağlayabilmek amacıyla davalı şirket ile görüşmeler yapıldığını, görüşmeler sonucunda taraflar arasında 17.04.2017 tarihinde "Sulh ve İbra Protokolü'' nün imzalandığını, iş bu protokol uyarınca, davalı şirketin, müvekkili şirkete faiz ve fer'iler hariç 2.850.815,57 Euro tutarında borçlu olduğunu kabul ve beyan ettiğini, borcunu 2017 Nisan ayında 730.000 Euro ve bakiyesini 2017 Mayıs ayından itibaren her ay olmak üzere 20 taksit...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/1166 Esas KARAR NO: 2020/762
DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 29/12/2017 KARAR TARİHİ: 19/11/2020 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ...'da mukim orman endüstrisi sektöründe faaliyet gösteren bir grubun parçası olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirkete kağıt ürünleri satımı yapıldığını, davacının bu satışlar dolayısıyla davalı şirketten alacaklı olduğunu ve alacağın tahsilini sağlayabilmek amacıyla davalı şirket ile görüşmeler yapıldığını, görüşmeler sonucunda taraflar arasında 17.04.2017 tarihinde "Sulh ve İbra Protokolü'' nün imzalandığını, iş bu protokol uyarınca, davalı şirketin, müvekkili şirkete faiz ve fer'iler hariç 2.850.815,57 Euro tutarında borçlu olduğunu kabul ve beyan ettiğini, borcunu 2017 Nisan ayında 730.000 Euro ve bakiyesini 2017 Mayıs ayından itibaren her ay olmak üzere 20 taksit halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, taksitlerden birini dahi zamanında veya tam olarak eda edememesi halinde bakiye alacağın tümünün muaccel olacağını ve UPM tarafından alacağın faiz ve ferileri ile birlikte yasal takibe konu edebileceğini kabul ettiğini, bu protokolde müvekkili şirketin alacağının, taraflarca takibini kolaylaştırmak amacı ile tek bir para birimi (Euro) üzerinden sarih biçimde gösterildiğini, davalı şirketin bu protokol uyarınca 18.04.2017 tarihinde 107.587,42 USD, 19.04.2017 tarihinde 107.756.64 USD, 20.04.2017 tarihinde 488.217,30 USD ve 74.954,17-Euro, 18.05.2017 tarihinde 122.089,16 USD, 20.06.2017 tarihinde 66.972,84 Euro ödemede bulunduğunu, davalı şirketin 20.06.2017 tarihinden sonra ödeme planına riayet etmediğini, alacağın defalarca talep edilmiş olmasına rağmen ödemenin yapılmadığını, bu durumda bakiye alacak ve temerrüt faizinin talep edilebilir hale geldiğini, müvekkilinin takip tarihi olan 17.10.2017 itibariyle, fazlaya dair alacak hakları saklı kalmak kaydı ile, 1.416.479,20 USD ve 737.092,19 EURO tutarında alacaklı bulunduğunu, alacağın tahsili için, faturalar dayanak yapılarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından söz konusu alacak için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ikame edilen icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğinden, işbu itirazın iptali davasının açılmasının gerekli olduğunu, davalı şirketin bu aşamada faturaların kendilerine tebliğ edilmediği iddiası ile içeriklerine itiraz etmesinin dayanağının bulunmadığını, müvekkili ve borçlu arasında süregelen ticari ilişki kapsamında borçluya teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen faturaların takip talebi ile birlikte icra müdürlüğüne sunularak, bir örneklerinin borçlu şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin ürünlerin üretimini yurtdışında gerçekleştirdiği ve ürünlerin ithal edildiği gözönüne alındığında, davalı şirketin, faturaların kendilerine tebliğ edilmedi...