Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel kurulunun herhangi bir izni olmaksızın yönetim kurulu üyesi iken giriştiği eylemlere rekabet yasağının ihlali kapsamındaki talepleri saklı kalmak kaydıyla, maddi vakıalar ve hukuki sebepler doğrultusunda davalı tarafların ika ettiği haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve bu eylemlerin halen devam ediyor olması halinde menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ------cevap dilekçesinde özetle; tarafları aleyhine açılan davanın haklı olmadığı gibi ileri sürülen mesnetlerin de hem gerçek dışı, hem de haksız rekabet oluşturmadığını, davalı------ davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine,...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/402 Esas KARAR NO: 2022/10 DAVA: Tespit DAVA TARİHİ: 10/06/2021 KARAR TARİHİ: 06/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel kurulunun herhangi bir izni olmaksızın yönetim kurulu üyesi iken giriştiği eylemlere rekabet yasağının ihlali kapsamındaki talepleri saklı kalmak kaydıyla, maddi vakıalar ve hukuki sebepler doğrultusunda davalı tarafların ika ettiği haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve bu eylemlerin halen devam ediyor olması halinde menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ------cevap dilekçesinde özetle; tarafları aleyhine açılan davanın haklı olmadığı gibi ileri sürülen mesnetlerin de hem gerçek dışı, hem de haksız rekabet oluşturmadığını, davalı------ davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------ dilekçesinde özetle; müvekkilinin pasif tarafı sıfatı bulunmamakta olduğundan husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirketin kurucularından biri olduğunu ve kuruluşundan bu yana şirketin bu günlere gelmesinde özellikle icra ettiği görevi itibari ile büyük bir payı bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirketten uzaklaştırıldığını ve büyük zarara uğratıldığını, müvekkilinin %40 oranında payına sahip olduğu bir şirketi zarara uğratmak için çabalamasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketini şu an idare eden ve yöneten pay sahiplerinin müvekkilini hem maddi hem de manevi açıdan büyük bir yıkıma sürüklediğini, müvekkilinin kendisine verilen imza yetkisini kötüye kullandığı, suistimal ettiği ve yetkisiz işlemlerde bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, husumet itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, esasen de haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sürecinde davanın ----- tarihli celsesinde davacı vekili davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davalılardan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı ----yargılama sürecinde mahkememizin ----- havale tarihli dilekçesinde; sulh sözleşmesi gereğince ve feragat nedeni ile davacı taraftan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı ----- celsesinde dosyaya feragat beyanı veya sulh sözleşmesi sunulması halinde davacıdan herhangi bir masraf vekalet ücreti talebi olmadığına dair beyan dilekçesi sunulduğu görüldü. Davacı vekilinin vekaletinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür. HMK 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı ...