Vergi mahkemelerinde sadece adına vergi tarh edilen veya ceza kesilenlerin dava açabileceği, uygulanan haciz işlemlerine karşı da bu işlemlerin muhataplarının dava açması gerektiği hk.
Danıştay 11. Daire E. 1998/4420 K. 1999/1330 T. 13.4.1999 VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA VERGİ MAHKEMELERİNDE SADECE ADINA VERGİ TARH EDİLEN VEYA CEZA KESİLENLERİN DAVA AÇABİLECEĞİ, UYGULANAN HACİZ İŞLEMLERİNE KARŞI DA BU İŞLEMLERİN MUHATAPLARININ DAVA AÇMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 377 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Konut Yapı kooperatifi Vekili : Av. ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Başkanlığı/İSTANBUL İstemin Özeti : ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borcundan dolayı, kanuni temsilci olan ...'ın üyesi bulunduğu davacı kooperatife ait gayrimenkullerdeki hissesine haciz uygulanmıştır. ... Vergi Mahkemesinin 17.8.1998 gün ve E:1998/616, K:1998/735 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 377. maddesinde; mükelleflerin ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemelerinde dava açabileceklerinin hükme bağlandığı, buna göre kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin vergi borcundan dolayı, üyesi bulunduğu davacı kooperatife ait gayrimenkullerdeki hissesine uygulanan haciz işlemine karşı borçlu ... tarafından dava açılması gerektiği, olayda ise davanın, menfaati doğrudan etkilenmeyen kooperatif tarafından açıldığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı kooperatif tarafından, gayrimenkullerine konulan haciz dolayısıyla dava açmakta menfaatlerinin bulunduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi : Kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin vergi borcundan dolayı, üyesi bulunduğu kooperatife ait gayrimenkullere konulan hacze karşı açılan davayı ehliyet yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, kooperatif ortağı olan ...'ın kooperatifteki hissesini 1994 takvim yılı içinde bir başka şahsa devrettiği, haciz tatbikinin ise sözü edilen kişinin ortaklığının bulunmadığı 1998 yılına rastladığı görülmektedir. Diğer taraftan kooperatif arazisi kooperatif üzerine kayıtlı bir gayrimenkuldür. Devir işlemi yapılmadan ortakların üzerine geçmesi de mümkün değildir. Bu itibarla kooperatife ait gayrimenkule haciz konulmakla asıl hakkı muhtel olan kooperatif tüzel kişiliğidir. Bu nedenle davanın esastan incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Vergi Mahkemesince davanın ehliyet yönünden reddinde isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'un Düşüncesi : ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kanuni temsilcisi olan ... isimli şahsın vergi borcundan dolayı, anılan şahsın üyesi olduğu kooperatife ait gayrimenkullere konulan haciz nedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkı kısıtlanan kooperatif tarafından, haciz işlemine karşı açılan davada menfaati bulunduğu açık olduğundan, davanın esastan incelenmesi gerekirken ehliyet yön...