Kendi dönemine ait vergi borçlarının ortağı ve yöneticisi olduğu ltd. ş. in mal varlığından tahsil edilememesi halinde, tahsil imkanı kalmayan borcun tahsili için kendi adına ödeme emri çıkarılmasında isabetsizlik olmadığı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1998/3753 K. 2000/312 T. 2.2.2000 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU KENDİ DÖNEMİNE AİT VERGİ BORÇLARININ ORTAĞI VE YÖNETİCİSİ OLDUĞU LTD. Ş. İN MAL VARLIĞINDAN TAHSİL EDİLEMEMESİ HALİNDE, TAHSİL İMKANI KALMAYAN BORCUN TAHSİLİ İÇİN KENDİ ADINA ÖDEME EMRİ ÇIKARILMASINDA İSABETSİZLİK OLMADIĞI HK. 6183/md. 35 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : .... Vekili : Av. .... İstemin Özeti : Davacının ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu limited şirketin kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesi uyarınca adına ödeme emri düzenlenmiştir. .... Vergi Mahkemesi 14.4.1998 gün ve E: 1997/1419, K: 1998/451 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35. maddesinde, tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzelkişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi malvarlıklarından tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, yasanın anılan maddesinin gerekçesinde mükerrer 35. madde ile vergi ve buna bağlı alacaklar dışındaki diğer alacakların takip ve tahsilinin amaçlandığının belirtildiği, buna göre vergi ve buna bağlı alacakların 213 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca tahsili yoluna gidilmesi gerektiği, bu durumda, vergi ve buna bağlı alacakların tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci ve ortak olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir. Vergi dairesi tarafından, ortak ve kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin yasal olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 2.6.1995 gün ve 22301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4108 sayılı Kanunun 11. maddesiyle eklenen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüze...