Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2016/752 · K. 2020/56
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/752 K. 2020/56

E. 2016/752K. 2020/5628 Ocak 2020
iadebilirkişi raporuhizmet sözleşmesibedelin iadesisatış bedelisatış sözleşmesitazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ve eklerine göre davalı şirketin distribütörü sıfatıyla ticari faaliyete başlandığını, istenen satış seviyesine ulaşılamayınca Şubat 2016'da yapılan görüşmeler doğrultusunda takip eden dönemde ürün iadelerinin gerçekleştirilmesi suretiyle distribütörlük ilişkisinin tasfiye edilmesi kararı alındığını, davacı şirketin sözleşmeyi %3 oranındaki iadesizlik priminden vazgeçmek suretiyle imzaladığını ve çalıştığı sürece bu primleri almadığını, ortak alınan karara istinaden davalı şirket ile görüşülerek iade edilecek ürün listeleri ve iade raporları oluşturulduğunu, peyder pey ürün iadesine başlandığını, iade işlemleri tamamlanmakta iken davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarname...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/752 Esas KARAR NO : 2020/56

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2016 KARAR TARİHİ : 28/01/2020 Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ve eklerine göre davalı şirketin distribütörü sıfatıyla ticari faaliyete başlandığını, istenen satış seviyesine ulaşılamayınca Şubat 2016'da yapılan görüşmeler doğrultusunda takip eden dönemde ürün iadelerinin gerçekleştirilmesi suretiyle distribütörlük ilişkisinin tasfiye edilmesi kararı alındığını, davacı şirketin sözleşmeyi %3 oranındaki iadesizlik priminden vazgeçmek suretiyle imzaladığını ve çalıştığı sürece bu primleri almadığını, ortak alınan karara istinaden davalı şirket ile görüşülerek iade edilecek ürün listeleri ve iade raporları oluşturulduğunu, peyder pey ürün iadesine başlandığını, iade işlemleri tamamlanmakta iken davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarname ile tebliğden itibaren ürün iadesinin kabul edilmeyeceğinin beyan edildiğini, cevabi ihtarnamede sözleşmenin 16. Maddesinde yer alan iade mallar ile ilgili hükümlere ek olarak son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin iadesinin de yapılabileceği hükümlerine istinaden iadenin kabul edilmesi gerektiği belirtildiği halde iade alınmama konusunda ısrar edildiğini, 21.489,26-TL tutarındaki ürünün iade alındığı halde kalanın alınmamasının hukuki değerinin olmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, iade alınmayan ürün bedeli 140.965,79-TL'nin 29/04/2016 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sattığı ürünleri geri alacağını yazılı veya sözlü olarak hiçbir zaman kabul etmediğini, atıf yapılan çalışma şartları başlıklı ticari satış sözleşmesinde veya distribütörlük ilişkisinde ayıpsız malın iadesi diye bir hak olmadığını, davacı şirketin 23/01/2016 tarihinden beri ürün satın almadığını, hatta 24/03/2015 tarihinden bu yana ürünleri piyasaya sürmeden elinde tuttuğunu, raf ömrünün dolmasını beklemenin açık bir kötü niyet olduğunu öne sürerek davanın yetkisizlikten ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; davacı satıcı şirket, alacak talebinin sebebi olarak, davalıdan satış için alınmış, satılmamış veya kullanım süresi dolmuş, iade edilmesi gereken ürünlerin satış bedellerini gösterdiği, dosyaya sunulan bayilik sözleşmesi incelendiğinde satılmamış ürünlerin iade alınacağına ilişkin açık bir düzenleme görülemediği, ek sözleşmede ise kullanım süresi dolmuş ürünlerin iade edileceğinden söz edilmekle birlikte, bu sözleşmede davalı üretici ş...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/772 · K. 2020/314

8 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/659 · K. 2020/15

14 Ocak 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/595 · K. 2020/550

13 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/612 · K. 2020/25

23 Ocak 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/732 · K. 2020/626

23 Aralık 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/231 · K. 2020/123

10 Şubat 2020