Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımına dair bir ticari ilişkinin kurulduğunu, işbu ticari ilişkiden dolayı davalı şirket tarafından müvekiline mal satımında bulunulmuş olduğunu, satılan mallara ilişkin olarak müvekkiline toplamda 24.894,60 Amerikan Doları tutarında bir fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin iş bu faturayı sehven iki farklı banka hesabından ödeyerek mükerrer kez ödediğini, bu yanlışlığı kısa sürede fark eden müvekkili şirketin, davalı şirket ile iletişime geçerek yanlışlıkla ödenen meblağın iadesini talep ettiğini, daha sonra davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 12/07/2012 tarihinde 10.000,00 Amerikan Doları, 11/11/2012 tarihinde ise 5.000,00 Amerikan Doları kısmi ödeme iadesi yaptığını,...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/881 KARAR NO : 2020/309
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/09/2016 KARAR TARİHİ : 16/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımına dair bir ticari ilişkinin kurulduğunu, işbu ticari ilişkiden dolayı davalı şirket tarafından müvekiline mal satımında bulunulmuş olduğunu, satılan mallara ilişkin olarak müvekkiline toplamda 24.894,60 Amerikan Doları tutarında bir fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin iş bu faturayı sehven iki farklı banka hesabından ödeyerek mükerrer kez ödediğini, bu yanlışlığı kısa sürede fark eden müvekkili şirketin, davalı şirket ile iletişime geçerek yanlışlıkla ödenen meblağın iadesini talep ettiğini, daha sonra davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 12/07/2012 tarihinde 10.000,00 Amerikan Doları, 11/11/2012 tarihinde ise 5.000,00 Amerikan Doları kısmi ödeme iadesi yaptığını, 15/11/2012 tarih itibariyle davalı şirket tarafından ödenmemiş kalan bakiye tutarının 9.894,60 Amerikan Doları olduğunu, kalan bakiye tutarının iade alınması için müvekkili şirket yetkilileri tarafından davalı şirket yetkilileri ile irtibata geçilmeye çalışıldığını, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete cevap vermediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin Türkiye'de bulunan ...Bürosunu davalı borçlu şirket ile temasa geçmesi için görevlendirildiğini, 21/07/2014 tarihinde davalı ... Şti yetkilisi ...'ın, ... Bürosu yetkilisi ... ile iletişime geçerek müvekkili şirkete ödenmesi gereken bakiye tutarın 2014 yılı Ağustos ayı içerisinde her hafta 2.500,00 Amerikan Doları ödemek suretiyle kapatacağına dair bir e mail yazdığını, fakat söz verildiği gibi davalı şirket tarafından müvekkili şirkete hiçbir ödemede bulunulmadığını, iş bu hususun müvekkilinin ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu ve bilirkişi incelemesi sonucunda da tespit edileceğini, müvekkili şirketin bir süre daha davalı şirketin söz konusu bakiye tutarını ödemesini bekledikten sonra 24.12.2014 tarihinde işlemiş faiz eklenmek suretiyle toplam 12.290,32 Amerikan Doları üzerinden icra takibi başlattığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine karşı davalı şirketin hiçbir gerekçe ve belge göstermeksizin haksız ve dayanaksız itiraz ettiğini, davalının iş bu itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflarına tebliğ edilmeyen davalının itirazı sonucunda söz konusu takibin devamı için iş bu itirazın iptali davası açma zorunluluğunun doğduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete iade etmekle yükümlü bulunduğu bakiye tutarı bildiğinden veya bilmesi gerektiğinden borç konusunun likit olduğunu, yargıtay hukuk genel kurulunun 17.10.2012 tarihli ve 2012/9-838-715 sayılı ilamı ile likit alacak kavramının açıklığa kavuşturulacağını, davalı şirketin itiraz dilekçesinde belirttiği itiraz gerekçesinin farazi olup, hukuki dayanaktan...