Konsinye mal olarak vakfa bırakılan ve satış gerçekleştiğinde anlaşmalı firmalarca faturaları düzenlenen malların, vakıf tarafından bir menfaat olmaksızın üyelerine teslimi ticari nitelik taşımadığından, katma değer vergisinin doğmayacağı, bu hususun ise "böyle bir borcun" bulunmadığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hk.
Danıştay 11. Daire E. 1995/4007 K. 1996/450 T. 7.2.1996 KONSİNYE MAL TESLİMİ KONSİNYE MAL OLARAK VAKFA BIRAKILAN VE SATIŞ GERÇEKLEŞTİĞİNDE ANLAŞMALI FİRMALARCA FATURALARI DÜZENLENEN MALLARIN, VAKIF TARAFINDAN BİR MENFAAT OLMAKSIZIN ÜYELERİNE TESLİMİ TİCARİ NİTELİK TAŞIMADIĞINDAN, KATMA DEĞER VERGİSİNİN DOĞMAYACAĞI, BU HUSUSUN İSE "BÖYLE BİR BORCUN" BULUNMADIĞI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 3065/md. 1 6183/md. 58 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Biriktirme ve Yardımlaşma Vakfı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Katma değer vergisi beyannamelerinin verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisinin gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla yükümlü vakıf adına ödeme emri düzenlenmiştir. ... Vergi Mahkemesi 9.2.1995 gün ve E:1994/446, K:1995/39 sayılı kararıyla; vakıf senedinde vakfın amacının üyeleri arasında sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak olduğunun belirtildiği, vakfın katma değer vergisinin konusunu teşkil eden ticari faaliyet çerçevesinde mal teslimi veya hizmet ifası olduğu yolunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi dosyada mevcut tutanaklarda vakfın cüzi bir faizle üyelerine borç para verdiği, vakfın anlaşmalı olduğu firmalardan alınan konsinye malların üyelere teslim edildiği ve mal alan üyelerin maaşlarından kesinti yapılarak mal sahibine bedellerin ödendiği, anlaşmalı firma tarafından da malı alan üye adına fatura düzenlendiği, malların fiyatlarının mal sahibi firmalarca saptandığı, vakfın fiyatı değiştirme yetkisinin olmadığı belirtilmiş bulunduğundan, katma değer vergisi konusunu teşkil eden mal teslimi ve hizmet ifası bulunmayan, aksine ticari faaliyeti olmadığı saptanan davacı vakfın katma değer vergisinden muaf olduğu sonucuna varıldığından ve muafiyete ilişkin iddia 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek hususlardan böyle bir borcun olmadığı kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği cihetle davacı vakıf adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. Vergi dairesi müdürlüğünce, vakıf senedinde vakfın katma değer vergisinden muaf olduğu yolunda bir hüküm yer almadığı, bu nedenle kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı: ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen...