Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı şirketin yurt içi ve yurt dışında gıda maddeleri satışı ve pazarlanması işi ile iştigal ettiklerini, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, muhtelif tarihlerde davacı tarafından davalıya gıda maddeleri satıldığını, bu ticari ilişkiler sonucunda borcunu ödemeyen davalı hakkında Bakırköy - İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile - TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, sözkonusu icra takibinde davalının yetkiye ve borca kısmi itiraz ettiğini, davalının kabul ettiği - TL ve bu kısma isabet eden fer'ilerini icra dosyasına ödediğini, icra takibine yapılan yetki itirazının davacı tarafından kabul edildiğini ve dosyanın Ümraniye -. İcra Müdürlüğünün - Esas sayısına kaydının yapılarak borçluya yeniden ödeme emri...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/1547 Esas KARAR NO: 2020/13 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 06/08/2012 KARAR TARİHİ: 14/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı şirketin yurt içi ve yurt dışında gıda maddeleri satışı ve pazarlanması işi ile iştigal ettiklerini, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, muhtelif tarihlerde davacı tarafından davalıya gıda maddeleri satıldığını, bu ticari ilişkiler sonucunda borcunu ödemeyen davalı hakkında Bakırköy - İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile - TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, sözkonusu icra takibinde davalının yetkiye ve borca kısmi itiraz ettiğini, davalının kabul ettiği - TL ve bu kısma isabet eden fer'ilerini icra dosyasına ödediğini, icra takibine yapılan yetki itirazının davacı tarafından kabul edildiğini ve dosyanın Ümraniye -. İcra Müdürlüğünün - Esas sayısına kaydının yapılarak borçluya yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının borcun --- TL'sini kabul ettiğini, bakiye kısma haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğin, davalı hakkında icra takibi başlatıldıktan sonra davalı tarafından davacıya bir kısım mal iadesi yapıldığıın, davalının yaptığı mal iadeleriinn düşüldükten sonra fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalıdan -- TL alacağının bulunduğunu, davalının borca ilişkin itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında imzalanan Satınalma Anlaşmasının 15. Maddesinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğuna ilişkin düzenleme bulunduğunu, tarafların tacir olduklarını, icra takibi ve davanın - yılında açıldığını ve - yılında 6100 sayılı HMK'nun yürürlükte olduğunu, HMK'nun 17/1. Maddesine göre davanın sözleşmede anlaşıldığı gibi İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Mahkememizin yetkisiz olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıdan olan alacağının, davacının alacak iddiası ile mahsuplaştırıldığında dahi davacının müvekkiliinden herhangi bir alacağının kalmadığını, ancak bunun müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olduğunu kabul anlamına gelmediğini ve müvekkili lehine her türlü fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu, dava dilekçesinde davacı asilin vergi kimlik numarsının yer almıdğını, bu nedenle yasal düzenleme gereği dava dilekçesindeki eksikliğin tamamlatılması için davacıya bir hafta kesin süre verilmesini, bu süre içinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini...