Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin verdiği 17/12/2010 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin güvenlik hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalının işyerinde güvenlik hizmeti vermek üzere 20.10.2007 başlangıç tarihli bir yıllık ve her yıl 1 yıllığına yenilenen ve dolayısıyla en son 20.10.2010 tarihinde yenilenmiş haliyle taraflarca karşılıklı edim ve taahhütleri içeren sözleşme imza altına alındığını, Bu anlaşma üzerine müvekkilleri gereklerinin en mükemmel şekilde yerine getirmek üzere her türlü hazırlığı yaptığını, bunun için her türlü gerekli giyim, üst baş, üniforma dahil telsizler, elektronik cihazlar her türlü son model donanım ve malzemeleri satın aldıklarını ve adaylar arasından itina ile seçmek sureti ile burada görevlendirmek üzere gerekli sayıda personeli işe aldığını ve bunların bu görevi...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/9 KARAR NO : 2020/162 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/12/2010 KARAR TARİHİ : 03/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin verdiği 17/12/2010 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin güvenlik hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalının işyerinde güvenlik hizmeti vermek üzere 20.10.2007 başlangıç tarihli bir yıllık ve her yıl 1 yıllığına yenilenen ve dolayısıyla en son 20.10.2010 tarihinde yenilenmiş haliyle taraflarca karşılıklı edim ve taahhütleri içeren sözleşme imza altına alındığını, Bu anlaşma üzerine müvekkilleri gereklerinin en mükemmel şekilde yerine getirmek üzere her türlü hazırlığı yaptığını, bunun için her türlü gerekli giyim, üst baş, üniforma dahil telsizler, elektronik cihazlar her türlü son model donanım ve malzemeleri satın aldıklarını ve adaylar arasından itina ile seçmek sureti ile burada görevlendirmek üzere gerekli sayıda personeli işe aldığını ve bunların bu görevi için eğitimlerini de almasını sağladığını, ve tüm hazırlıklar mükemmel olarak temin edilmiş şekilde işe başlandığını, Davalı yanın birden bire ve ortada geçerli ve haklı bir nedeni yokken ve böyle bir neden de bildirmeksizin "gördüğümüz lüzum üzerine" demek sureti ile daha sözleşmenin süresi dolmamışken sözleşmeyi/sözleşmeleri fesih ettiğini bildirdiğini, Müvekkilleri şirketin haksız zarar vermek, karşıdakinin mahvına sebep olmak maksatlı, sözleşmeye basiretli tacirden beklenen güven ilkesine ve iyi niyet ilkesine aykırı, dürüstlük kuralı ve iyi niyet temel ilkesi ile açıkça çelişen davalının bu davranışı karşısında, her türlü ihtimamı göstermiş olduğu halde sözleşmesi fesih olunmuş bir şirket durumuna düştüğünü ve bu da piyasada küçük düşmesine ve markasının ve tüzel kişiliğinin itibar kaybına uğramasına ve telafisi imkansız manevi kayıplarına neden olduğunu, bu manevi kayıplarının bir nebze telafisi maksadı ile, manevi tazminat talebinde bulunmak zarureti hasıl olduğunu belirtmiş vs. açıklamalarda bulunarak neticeten, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sözleşmeyi sonuna kadar ifa edebilmek bakımından yapılan yatırımlardan fesih ile boşa giden bedeli şimdilik 5.000,00-TL ve mahrum kalınan kazanç bedeli şimdilik 5.000,00-TL olmakla cem an şimdilik 10.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın şimdilik 20.000,00-TL alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili tarafından sunulan 04.03.2011 tarihli cevap dilekçesine özetle; Feshe ilişkin hükümlerin sözleşmede açıkça düzenlendiğini, sözleşmenin 9.maddesinde feshe ilişkin durum ve koşulların taraflar arasında mutabakata varılarak düzenlendiğini, davacı yanın bu sözleşme hükmünün yalnızca kendi lehine olan kısımlarını aldığını ve aleyhine olan, müvekkili tarafça yapılan ...