Davacının görevini yaparken yaralanıp sakatlanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazminle yükümlü olacağı tartışmasız olup, ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının, konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme de yaptırılmak suretiyle ortaya konulması gerektiği hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2006/6144 K. 2009/1645 T. 12.3.2009 VAZİFE MALULİYETİ İDARENİN KUSURSUZ SORUMLULUĞU MADDİ TAZMİNAT İSTEMİ DAVACININ GÖREVİNİ YAPARKEN YARALANIP SAKATLANMASI SONUCU UĞRADIĞI ZARAR NEDENİYLE İDARENİN KUSURSUZ SORUMLULUK İLKESİNE GÖRE TAZMİNLE YÜKÜMLÜ OLACAĞI TARTIŞMASIZ OLUP, ÖDENMESİ GEREKEN MADDİ TAZMİNAT MİKTARININ, KONUSUNDA UZMAN BİR BİLİRKİŞİYE İNCELEME DE YAPTIRILMAK SURETİYLE ORTAYA KONULMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. İstemin Özeti: ?.İdare Mahkemesinin 06.07.2006 tarih ve E:2005/1144, K:2006/2113 sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İçişleri Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti: Cevap verilmemiştir. Davacının savunmasının Özeti: Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ? Düşüncesi: Davacının görevini yaparken yaralanıp sakatlanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazminle yükümlü olacağı tartışmasız olup, mahkemece, davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının, olay nedeniyle uğradığı kayıplar ile elde ettiği gelirlerin, gerekiyorsa konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme de yaptırılmak suretiyle ortaya konulması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda, maddi tazminat isteminin reddi yolunda verilen mahkeme kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının da, davacının olay nedeniyle uğradığı manevi acı ve ızdırap karşısında düşük kaldığı görülmektedir. Bu nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği, davalı idarenin temyiz isteminin ise, reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Davalı idarenin temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymamaktadır. Davacının temyiz istemine gelince: Manevi tazminata hükmedilirken idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda duyulan elem ve üzüntünün ağırlığı ile ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin işlem veya eyleminin hukuka aykırılığının ağırlığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir tutarın belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu olayın meydana geliş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu itibarla, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarı yetersiz bulunduğundan, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak yukarıda belirtilen ölçütlere göre manevi tazminat tutarının yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, beden gücü kaybına rağmen kişinin gelirinde ve dolayısıyla malvarlığında bir ...