İdarenin hizmet kusuru saptanamamakla birlikte, zarar ile idarenin eylemi arasında nedensellik bağının bulunması sebebiyle kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince zararın tazminine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, sosyal risk ilkesine dayanılarak hüküm kurulmasında; bilirkişi incelemesi yaptırılarak maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, maddi tazminatın reddine ilişkin karar verilmesinde; düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen manevi tazminata yasal faiz uygulanmamasına ilişkin verilen kararda hukuki isabet görülmediği hakkında.
10. Daire 2004/7285 E. , 2007/212 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2004/7285 Karar No: 2007/212 Temyiz Eden ( Davacı ) : … Vekili : … Temyiz Eden (Davalı ) : İçişleri Bakanlığı ANKARA İstemin Özeti : 20.7.1999 tarihinde, … 'da bölücü terör örgütüne mensup teröristlerle güvenlik görevlileri arasında çıkan çatışma sırasında eşi …'ın yaşamını yitirmesi nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık 5000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; maddi tazminat ile manevi tazminatın 5000 YTL'lik kısmının reddine, sosyal risk ilkesine göre 5000 YTL manevi tazminata hükmedilmesine ve manevi tazminata yasal faiz verilmemesine ilişkin … İdare Mahkemesinin … günlü E:…; K:… sayılı kararının; davalı tarafından kabule yönelik bölümünün, davacı tarafından ise, redde yönelik bölümüyle, hükmedilen manevi tazminata yasal faiz verilmemesine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Taraflarca karşılıklı olarak savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Uyuşmazlıkta, sosyal risk ilkesi uyarınca değil, idarenin kusursuz sorumluluğuna göre tazminata hükmedilmesi gerektiğinden Mahkemenin gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Ayrıca, destekten yoksun kalma tazmianatı olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre maddi tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen tutardan daha fazla miktarda manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararının davacının talebinin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : 20.07.1999 tarihinde, …'da bölücü terör örgütüne mensup teröristlerle güvenlik görevlileri arasında çıkan çatışma sırasında eşi …'ın yaşamını yitirmesi nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık 5 milyar TL. maddi ve 10 milyar TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın; maddi tazminata yönelik kısmıyla, manevi tazminata yönelik bölümünün 5 milyar TL.lik kısmının reddi, 5 milyar TL. manevi tazminata dair kısmının ise Sosyal Risk İlkesine göre kabulü yolunda verilen idare mahkemesi kararının; davalı tarafından kabule yönelik bölümünün, davacı tarafından ise, redde yönelik bölümüyle, hükmedilen manevi tazminata yasal faiz verilmemesine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İdare Mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İYUK.nun 49/1.maddesinde belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Davalı idarenin temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar ile davacının temyiz dilekçesinde, manevi tazminat talebinin reddedilen bölümüne ilişkin olarak ileri sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından anılan bölümlere yönelik temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. Hükmedilen manevi tazminata ayrıca yasal faiz de verilmesi gerekirken, bunun aksine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Ma...