Davacı şirket tarafından yayınlanan derginin 4077 sayılı yasanın 11. maddesine aykırılığı nedeniyle, davalı idarece, sözkonusu derginin kampanyasının bu kampanyaya ait her türlü reklam ve ilanın durdurulması şeklinde bir müeyyide olarak tesis ettiği işleme karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken; uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevine girdiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
10. Daire 2004/13878 E. , 2005/2573 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2004/13878 Karar No : 2005/2573 Temyiz Eden (Davacı) : … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı-ANKARA İstemin Özeti : Davacı şirketin yayınladığı … LGS Dergisi Kampanyasının ve bu kampanyaya ait her türlü reklam ve ilanın durdurulmasına ilişkin 3.6.2004 tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Usul yönünden, davanın görüm ve çözüm yerinin İdari yargı yerine ait olduğu belirtilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi … Düşüncesi : 4077 sayılı Yasada, idari para cezaları dışındaki tüm uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğuna ilişkin açık bir hükme yer verilmemiştir. Dava konusu, davacı şirkete ait derginin kampanyasının ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilanın durdurulmasına ilişkin işlem, Bakanlığın idari para cezası uygulayabilmesine koşul oluşturan, davacı şirketin menfaatini doğrudan etkileyen ve tek yönlü irade beyanı ile tesis edilmiş bir idari işlem olması nedeniyle davanın görüm ve çözümünde görevli yargı düzeni idari yargı olup, davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddine karar veren İdare Mahkemesi kararın bozulması gerektiği görüşüyle temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesinde "Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır." kuralına yer verilmiş, bu maddeye ilişkin yasa gerekçesinde "satıcılarla tüketiciler arasında çıkan uyuşmazlıkların yaygınlığı ile çözümünün uzmanlık gerektirmesi dikkate alınarak tüketici mahkemelerinin kurulması öngörülmüştür." ibaresi yer almış, anılan Yasanın "ceza hükümleri" başlıklı 25. maddesinde idarece uygulanacak idari para cezaları ve diğer idari yaptırımlar ayrıntılı olarak düzenlenmiş, "cezalarda yetki, itiraz ve zamanaşımı" başlıklı 26. maddesinin ilk fıkrasında 25. maddenin bir, dört, yedi, sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındaki cezaların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından, diğer fıkralarındaki cezaların o yerin mülki amiri tarafından uygulanacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise bu kanunda düzenlenen her türlü para cezasının idari nitelikte olduğu ve bu cezalara karşı yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceğine değinilmiştir. Aktarılan yasa hükümleri ile 23. madde gerekçesinin birlikte incelenmesinden, yasa koyucunun 4077 sayılı Kanun uyarınca idarece uygulanan idari yaptırımlara karşı açılacak davaların adli yargı yerlerince çözümlenmesi yönünde bir iradesinin mevcut olmadığı, esasen idari yargıya ilişkin Anayasa kuralları karşısında bu tür bir yorumun benimsenmesine olanak bulunmadığı, tüketici mahkemelerinin esas olarak satıcılarla tük...