Hazine ile belediyenin müşterek mülkiyetindeki taşınmazda belediye tarafından, hazine hissesine isabet eden kısım da dahil olmak üzere iş merkezi yapılması suretiyle; fuzuli şagil olduğu sabit bulunan ve aksi yönde bir iddiası da olmayan belediyeden, fuzuli işgali nedeniyle ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
10. Daire 2001/4196 E. , 2004/3809 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2001/4196 Karar No : 2004/3809 Temyiz Eden (Davalı) : … Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : … İstemin Özeti : Hazinenin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile hissedar olduğu taşınmazının belediye tarafından, hazine hissesine isabet eden kısım da dahil olmak üzere iş merkezi yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 16.4.1998 - 25.10.1999 tarihleri arasındaki dönem için 26.183.624.000 TL. ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, dava konusu işlemin iptaline karar veren ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı öne sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Fuzuli şagil olduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılan davacı belediyeden ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı : … Düşünce : 2886 sayılı Yasanın 75.maddesinde Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden ecrimisil isteneceği belirtilmiş olup, ecrimisilin yasal bir tanımı bulunmamakta, öğretide ise bir gayrimenkule haksız olarak zilyet bulunanın, hak sahibi zilyede ödemekle mükellef olduğu tazminata eski hukukumuzdan gelen bir alışkanlıkla ecrimisil adı verildiği, hatta bu deyimin Yargıtay kararları ile 2490 ve 3699 sayılı Kanunlarda da kullanıldığı, eski hukukumuzda sahibinin rızası olmadan bir gayrimenkulün bir başka kimsenin elinin altında bulunmasına "fuzuli işgal" ve bu kimseye de "fuzuli şagil" adı verildiği, Mecellenin 404.maddesinde ecrimisilin kira bedeli olarak tanımlandığı, buna göre, gasp veya gasp hükmünde olan hallerde gasıp veya fuzuli şagilin vermekle mükellef olduğu tazminatın ecrimisil olduğu, bu tazminatın o gayrimenkulün benzeri olan diğer gayrimenkullerin getirdiği kira miktarı esas alınarak bilirkişiler tarafından belirlendiği, o halde bugünkü hukuk anlayışımıza göre ecrimisilin bir gayrimenkule haksız olarak zilyet bulunanın hak sahibine ödemekle mükellef olduğu bir tazminat olduğu, bu tazminatın ne haksız zilyedin gayrimenkulden yararlanması ve ne de hak sahibi malikin fiilen uğradığı zarar karşılığı olmadığı, sadece benzeri gayrimenkullerin sağladığı menfaatten ibaret olduğu, bu itibarla benzeri kira bedeli kadar olacağı, ecrimisilin kötü niyetli zilyedi tazminata mahkum etme ihtiyacından doğduğu ileri sürülmektedir. (Türk Eşya Hukuku, 1978, Prof.Dr. Kemal Tahir Gürsoy,Prof.Dr. Fikret Eren, Prof.Dr. Erol Cansel sh. 172-173) Bu yasal hüküm ve bilimsel düşünceye göre Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların yasal bir nedene veya sözleşmeye dayanmadan işgal edilmesi halinde haksız zilyedin benzeri gayrimenkullerin kir...