DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2017 KARAR TARİHİ : 14/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin vermiş olduğu 17.04.2017 tarihli dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirket ile davalı arasında 14.01.2013 tarihli çağrı merkezi hizmeti sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin kendi personeli ile müvekkili şirkete İstanbul bölgesinde çağrı merkezi hizmeti vereceğinin kararlaştırıldığı, Temmuz-Ağustos tarihlerinde müvekkil şirketin öngörülen sayıda personelin gerçekte çalıştırılmadığının tespit edildiği, taraflar mutabakat sağlanmadan faturaların ödenmemesi konusunda anlaşmasına karşın Davalı şirketin ... Noterliğinin 09.01.2011 tarihli ihtarnamesi ile Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait fatura...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/372 Esas KARAR NO : 2019/476 Karar DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2017 KARAR TARİHİ : 14/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin vermiş olduğu 17.04.2017 tarihli dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirket ile davalı arasında 14.01.2013 tarihli çağrı merkezi hizmeti sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin kendi personeli ile müvekkili şirkete İstanbul bölgesinde çağrı merkezi hizmeti vereceğinin kararlaştırıldığı, Temmuz-Ağustos tarihlerinde müvekkil şirketin öngörülen sayıda personelin gerçekte çalıştırılmadığının tespit edildiği, taraflar mutabakat sağlanmadan faturaların ödenmemesi konusunda anlaşmasına karşın Davalı şirketin ... Noterliğinin 09.01.2011 tarihli ihtarnamesi ile Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait fatura bedellerinin ödenmesini istediği, müvekkil şirketin ... Noterliğinin 13.01.2017 tarihli ihtarnamesi ile VPN sisteminin açılmasını ve bugüne kadar yapılan ödemelerin tekrar incelenmesini talep ettiği ancak Davacının sistemini açmadığı, müvekkili şirket faturasına yansıtılmış olan personel ilişkin yıllık izin, hafta tatili izinlerine ait işçilik alacaklarının sözleşme gereğince davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, davalı şirketin fiilen çalışmamış olan personele ilişkin hak ediş ücretlerinin de müvekkili şirketten tahsil edildiğini, faturaların ödenmiş olmasının hizmetin fiilen alındığı anlamına gelmediği şeklinde açıklamalarda bulunmuş, sonuç olarak; müvekkili şirketten haksız ve fazla tahsil edilmiş ve henüz belirsiz olan alacak talepleri ile şimdilik 1.000,00-TL tutarında 17.03.2017 tarihinden başlamak üzere ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin vermiş olduğu 02.05.2018 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile imzalanan sözleşmede kendisine VPN açılacağına dair bir hükmün olmadığını, TBK 82. Madde uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan davaların 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının talep ettiği alacaklar belirlenebilir alacaklar olduğundan belirsiz alacak davası açamayacağını, sözleşme gereğince davacı projesinde çalıştırılacak personel sayısının sabit olduğu ve davacıya teyidi olmayan hiçbir faturanın kesilmediği, Davacı tarafından görevlendirilmiş personelin her ay hakedişinin e-mail ile gönderildiğini, davacının sözleşme süresinin dolmasına yakın bazı faturalara mutabakat yapma hakkı saklı kalmak üzere faturanın düzenlenmesini talep ettiği ve faturalara 8 günlük süre içinde itiraz etmediği ve ödeme esnasında ödeme belgesinde ihtirazi kayıt koymadığını, sözleşmeye göre hesaplanan alacak kalemleri için asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulamayacağını, 20.07.2016 tarihi...