Mağazanın önüne konulan bombanın patlaması sonucu davacının yaralanması ve sakat kalmasının münferit olay olduğu, olayın niteliği karşısında kusursuz sorumluluk ya da sosyal risk ilkesine göre idareye tazmin sorumluluğu yüklenmesine olanak bulunmadığı, idarenin güvenlik hizmetinin yürütülmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra bir karar verilmek üzere, mahkeme kararının bozulması gerektiği hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 1999/1706 K. 2001/1897 T. 21.5.2001 SOSYAL RİSK İLKESİ HİZMET KUSURU TAM YARGI DAVASI MAĞAZANIN ÖNÜNE KONULAN BOMBANIN PATLAMASI SONUCU DAVACININ YARALANMASI VE SAKAT KALMASININ MÜNFERİT OLAY OLDUĞU, OLAYIN NİTELİĞİ KARŞISINDA KUSURSUZ SORUMLULUK YA DA SOSYAL RİSK İLKESİNE GÖRE İDAREYE TAZMİN SORUMLULUĞU YÜKLENMESİNE OLANAK BULUNMADIĞI, İDARENİN GÜVENLİK HİZMETİNİN YÜRÜTÜLMESİNDE KUSURUNUN BULUNUP BULUNMADIĞININ BELİRLENMESİNDEN SONRA BİR KARAR VERİLMEK ÜZERE, MAHKEME KARARININ BOZULMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. İstemin Özeti: 17.9.1995 tarihinde ? Mağazası önüne konulan bombanın patlaması sonucu davacının yaralanması ve sakat kalması nedeniyle uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevi zararın tazminen ödenmesi istemiyle açtığı davayı kabul eden ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının temyizen incelenip, bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi : Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas olduğundan, olayın oluşu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusurunun olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp, uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de herhalde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Öte yandan hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkesine dayanılarak idarenin tazmin sorumluluğu belirlenirken nedensellik bağının bulunması koşulu da aranmaktadır. Ancak doktrin ve içtihatlarla kabul edilip, geliştirilen sosyal risk ilkesiyle nedensellik bağı, idarenin tazmin sorumluluğunun mutlak koşulu olmaktan çıkarılmıştır. Sosyal risk ilkesi ile Anayasal düzene, devlete ve toplumun bütünlüğüne yönelik bulunan terör eylemleri sonucu kişilerin salt toplumun bireyi olmaları nedeniyle uğradıkları özel ve olağanüstü zararların, genel güvenlik ve asayişi sağlamak ve korumakla görevli idarece tazmini suretiyle toplumca paylaşılması amaçlanmaktadır. Olayda davacı ? Mağazası önüne konulan bombanın patlaması sonucu sakat kalarak, devlete ve toplum bütünlüğüne yönelik terör eylemi sonucu özel ve olağandışı bir zarara uğramıştır. Olayda hizmet kusuru saptanamadığına göre, olayın oluş şekli ve zararın niteliği karşısında davacının uğradığı zararın sosyal risk ilkesine göre tazmin edilerek toplumca paylaşılması gerekmektedir. Olayın olağanüstü hal uygulanan yörelere göre görece terör olaylarının daha az gerçekleştirildiği bir yörede meydana gelmesi ya da toplumsal kargaşa boyutunda gerçekleşmemesi de eylemin devlete ve toplum bütünlüğüne yönelik olma niteliğini, zararın özel ve olağandışı olma niteliğini değiştirmemektedir. Aksi düşünce sosyal risk ilkesinin kaynağı olan toplum huzuru, dayanışma ve adalet anlayışına dayalı sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırı düşmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının zararının kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerektiği, olayda idarenin kusu...