E. 2017/1041 K. 2019/864
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 15 pay sahibi olduğunu,davalı şirketin sahibi bulunduğu petrol istasyonunu kiralayarak gelir elde ettiğini, burayı da sattığını, şirketin gelir getirecek başka bir faaliyetinin de kalmadığını, davalı şirket adına birçok taşınmaz kayıtlı olduğunu, şirketin diğer ortaklar tarafından keyfi idare edildiğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, şirketin kar payı dağıtmadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir ile şirketin haklı nedenle feshine, bu talep kabul edilmediğinde müvekkilinin gerçek pay değerinin hesap edilerek yasal faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, şirketin feshi için gereken haklı nedenlerin bulunmadığını, davacının kişisel husumet nedeniyle ve kötüniyetle bu...
Karar Metni
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESASA İLİŞKİN NİHAİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1041 KARAR NO : 2019/864
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 22/11/2017 KARAR TARİHİ : 02/10/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 15 pay sahibi olduğunu,davalı şirketin sahibi bulunduğu petrol istasyonunu kiralayarak gelir elde ettiğini, burayı da sattığını, şirketin gelir getirecek başka bir faaliyetinin de kalmadığını, davalı şirket adına birçok taşınmaz kayıtlı olduğunu, şirketin diğer ortaklar tarafından keyfi idare edildiğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, şirketin kar payı dağıtmadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir ile şirketin haklı nedenle feshine, bu talep kabul edilmediğinde müvekkilinin gerçek pay değerinin hesap edilerek yasal faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, şirketin feshi için gereken haklı nedenlerin bulunmadığını, davacının kişisel husumet nedeniyle ve kötüniyetle bu davayı açtığını, davacının taleplerinin mesnetsiz ve usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dava, AŞ'nin haklı nedenle feshi isteğine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve sağlanan bilgi ve belgeler, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere; Davacının davalı şirketin %15 oranında pay sahibi olduğu, davacının, davalı şirketin haklı nedenlerle feshi koşullarının oluştuğunu iddia ederek iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış; iddia ve savunmalarının irdelenip değerlendirilmesi bakımından uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu raporlarında özetle: "Şirkete ait taşınmazların düşük bedelle satılmış bulunduğu, satışın gerçekleşmesi ile birlikte şirketin gayri faal hale geldiği, şirketin uzunca bir süre kar dağıtımı yapmadığı, davacı ortak yönünden haklı sebeple fesih koşullarının gerçekleştiği, ancak fesih kararının son çare olarak düşünülmesi gerektiği, çoğunluk hisse sahiplerinin şirketin devamı yönünde irade gösterdikleri dikkate alındığında davacının şirketten payının gerçek değerinin ödenmesi koşulu ile çıkarılmasına karar verilmesi gerektiği, davacının payının gerçek değerinin 3.550.456,63 TL olarak belirlendiği, şirkete ait taşınmazların gerçek değerinin altında satılması ile oluşan şirkete zararı ile bu kısmın faiz gelirlerinden davacı hissesine düşen 1.852.050,55 TL'nin ilavesi ile davacının ayrılma payının 3.402.507,18 TL olarak hesap edildiği" bildirilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTKnın 531. maddesinde sermayenin onda birini temsil eden pay sahiplerine, haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden şirketin feshini isteme hakkı getirilmiştir. Alına...