İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir. USUL Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (16227/06) no’lu davanın nedeni T.C. vatandaşı Celal Kaplan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 4 Nisan 2006 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir Barosu avukatlarından M. Rollas tarafından temsil edilmektedir. OLAYLAR 9 Nisan 2005 tarihinde bir hırsızlık çetesinin üyesi olduğu gerekçesiyle başvuran Muğla Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yakalanmıştır. Gözaltına alınmadan evvel 9 Nisan 2005 tarihinde saat 7.40’da hazırlanan sağlık raporunda başvuranın sırtının sağ...
CELAL KAPLAN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru No: 16227/06) Strazburg 24 Mayıs 2011 İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir. USUL Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (16227/06) no’lu davanın nedeni T.C. vatandaşı Celal Kaplan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 4 Nisan 2006 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir Barosu avukatlarından M. Rollas tarafından temsil edilmektedir. OLAYLAR 9 Nisan 2005 tarihinde bir hırsızlık çetesinin üyesi olduğu gerekçesiyle başvuran Muğla Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yakalanmıştır. Gözaltına alınmadan evvel 9 Nisan 2005 tarihinde saat 7.40’da hazırlanan sağlık raporunda başvuranın sırtının sağ hizasında iki günlük ısırma izine rastlanmıştır. Polis karakolunda 9 Nisan 2005 tarihinde saat 18.45’de düzenlenen tutanakta elleri sırtından kelepçeli, sorgulanmak üzere diğer altı şüpheli ile birlikte bekleyen başvuranın kavgaya karıştığı, polislere hakaret ettiği, onlara saldırma girişiminde bulunduğu belirtilmiştir. Başvuran üç polis tarafından yerde etkisiz hale getirilebilmiş, bu sırada diğer bir şüpheli başvuranı kurtarmak amacıyla polislerin üstüne atlamıştır. Polisler ve şüpheliler arasındaki arbede yaklaşık on dakika sürmüştür. Muğla Devlet Hastanesi tarafından 10 Nisan 2005 tarihinde saat 7.50’de hazırlanan adli sağlık raporunda başvuranın her iki bileğinin iç kısmında yara izi ve travmatik şok sonrası kan toplaması ve sol dizde hassasiyet tespit edilmiştir. Hekim iki günlük iş göremez raporu vermiştir. Muğla Dispanseri tarafından 11 Nisan 2005 tarihinde verilen sağlık raporunda başvuranın vücudunda kötü muameleye bağlı herhangi bir şiddet ya da darp izine rastlanılmadığı ifade edilmiştir. Başvuran 13 Nisan 2004 tarihinde avukatı huzurunda savcı ve sulh hakimi karşısına çıkarılmış, hakim tutuklu olarak yargılanmasına karar vermiştir. Başvuran hakimler önünde kötü muamele şikayetinde bulunmamıştır. Aynı gün Milas Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli sağlık raporunda başvuranın ön kol hizasında darbe nedeniyle yaklaşık bir hafta önce oluşmuş hafif yaralanma ve çizik izlerine rastlanıldığı rapor edilmiştir. Başvuran tutuklu bulunduğu 13 Nisan 2005 tarihinde Muğla Cumhuriyet Savcısı’na suç duyurusunda bulunmuş, aynı gün savcılık tarafından dinlenmiştir. Başvuranın iddialarına göre giysileri çıkarılarak vücudunun çeşitli yerlerine elektroşok verilmiş, elleri sırtında kelepçelenmiş ve gözaltında tutulduğu üç gün boyunca demir zincirle bağlı tutulmuştur. Başvuran ne gözaltı sırasında ne de sonrasında bir sağlık kontrolünden geçtiğini öne sürmüştür. Cumhuriyet Savcılığı, Muğla Adli Tıp Kurumundan başvuranın adli sağlık taramasından geçirilmesini ve önceki ko...