Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %40 pay sahibi olduğunu, şirketin %30 pay sahibi... tarafından yönetildiğini, ortaklar arasında 02/02/2011 tarihinden beri iletişimin sağlanamadığını,şirketi yöneten ortağın işlerin iyi olduğunu beyan etmesine rağmen şirketin kötü durumda bulunduğu ve fabrikasının kapanmak üzere olduğunun anlaşıldığını, şirket merkezinin nakledildiğini, diğer ortağın ise şirketin eski adresinde şirketle aynı iş kolunda iştigal ettiğinin öğrenildiğini, şirketin çevresinden faydalandığını ve şirkete ait merkez ve makineleri kullandığını,makine ve malzemelerin akıbetinin belirsiz olduğunu,şirketin faaliyetsiz olmasına rağmen krediler çekildiğini, bu kredinin ne amaçla kullanıldığının belirsiz olması nedeniyle ortaklar arasında güvensizlik...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/863 KARAR NO : 2018/872
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 06/10/2016 KARAR TARİHİ : 12/09/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2018
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %40 pay sahibi olduğunu, şirketin %30 pay sahibi... tarafından yönetildiğini, ortaklar arasında 02/02/2011 tarihinden beri iletişimin sağlanamadığını,şirketi yöneten ortağın işlerin iyi olduğunu beyan etmesine rağmen şirketin kötü durumda bulunduğu ve fabrikasının kapanmak üzere olduğunun anlaşıldığını, şirket merkezinin nakledildiğini, diğer ortağın ise şirketin eski adresinde şirketle aynı iş kolunda iştigal ettiğinin öğrenildiğini, şirketin çevresinden faydalandığını ve şirkete ait merkez ve makineleri kullandığını,makine ve malzemelerin akıbetinin belirsiz olduğunu,şirketin faaliyetsiz olmasına rağmen krediler çekildiğini, bu kredinin ne amaçla kullanıldığının belirsiz olması nedeniyle ortaklar arasında güvensizlik oluştuğunu, müvekkiline bilgi verilmediğini, ortaklar arasında oluşan güvensizlik nedeniyle tasfiye hususunda ihtar çekildiğini, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir ile şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekilinin, 07/01/2011 tarihinden itibaren fiilen sona eren ortaklık ilişkisine binaen davacının ortaklıktan çıkarılması için karşı dava açtıklarını, ortaklıktan çıkma hususunda bu tarih itibariyle pay hesabı yapılmasını, şirket ortaklarından ....in sattığı taşınmazı ile şirketin makinelerini aldığını, ödemeleri bizzat kendisinin yaptığını, 07/01/2011 tarihinden itibaren ise kendi taşınmazları aleyhine ipotekler tesis ettiğini, şirketin tek bir binasının bulunduğunu, ortaklığın kooperaife olan borcunun da bu ortak tarafından üstlenildiğini ve ödendiğini, şirket merkezinin değiştirilmediğini, davacının kendi kusuruna dayanarak talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılmasını oluşturacağını, davacının bilgi alma hakkını dahi kullanmadığını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davacının fesih talebinin reddine karar verilmesini istemiş, açtığı karşı dava ile de davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir. Asıl dava Limited Şirketin haklı nedenle feshi; karşı dava ise ortaklıktan çıkarmaya ilişkindir. Asıl davacı vekili 09/05/2018 tarihli oturuma mazeret bildirmeden gelmemiş davalı tarafın da davayı takip etmemesi nedeniyle asıl dava yönünden bu tarih itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; asıl dava davacısı yasal süre içinde davasının yenilememiştir. Bu durumda HMK 150. maddesi gereğince asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Karşı davada davacı vekili, asıl dava davacısı ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş ise de oturum arasında verdiği 04/06/2018 tarihli dilekçesi ve 12/09/2018 tarihli oturumda alınan beyanında...