Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/771 K. 2018/1029

E. 2016/771K. 2018/102911 Ekim 2018
limited şirkethaksız rekabetboşanmaanonim şirketzarar tazminisadakat yükümlülüğütazminattazminat davasıistinaf yolubilirkişi incelemesimalvarlığının devribaşvuru süresitakasdava ehliyetihaksız fiilbilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili 26/08/2016 harçlandırma tarihli dava dilekçesi ile ;davacının davalı şirketin %10 oranında ortağı olduğunu, şirketin ortağı olmasına rağmen şirket faaliyetleri hakkında hiçbir bilgi alamadığını, davalı şirkette genel kurulun toplanmadığını, davalı şirketin hakim ortaklarının yurtiçinde ve yurtdışında davalı şirket ile aynı iştigal konularında faaliyet gösteren başka şirketlerin de sahibi olduklarını, hatta bu şirketleri davalı şirketten finanse ettiklerinden bahisle davalı şirkete kayyım atanmasına, davalı şirketin ortak ve yöneticilerinin malvarlıklarına devri engelleyici tedbir konulmasına ve şirketin feshi uygun görülmediği takdirde davacının şirketten çıkarılarak belirlenecek bedelin davacıya ödenmesine karar...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/771 KARAR NO : 2018/1029

DAVA TARİHİ : 26/08/2016 KARŞI DAVA TARİHİ : 07/10/2016 KARAR TARİHİ : 11/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili 26/08/2016 harçlandırma tarihli dava dilekçesi ile ;davacının davalı şirketin %10 oranında ortağı olduğunu, şirketin ortağı olmasına rağmen şirket faaliyetleri hakkında hiçbir bilgi alamadığını, davalı şirkette genel kurulun toplanmadığını, davalı şirketin hakim ortaklarının yurtiçinde ve yurtdışında davalı şirket ile aynı iştigal konularında faaliyet gösteren başka şirketlerin de sahibi olduklarını, hatta bu şirketleri davalı şirketten finanse ettiklerinden bahisle davalı şirkete kayyım atanmasına, davalı şirketin ortak ve yöneticilerinin malvarlıklarına devri engelleyici tedbir konulmasına ve şirketin feshi uygun görülmediği takdirde davacının şirketten çıkarılarak belirlenecek bedelin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI DAVA: Davalı vekilinin 07/10/2016 harçlandırma tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirketin Genel Kurul yapma hak ve yetkisinin şirkette aktif olarak çalışan ve müdürlük yapan davacıda olduğunu, davacının müdür olduğu dönemde kendisinin Genel Kurul Toplantısı çağrısında bulunmadığını, davacının dışında davalı şirketin aile şirketi olduğunu ve Genel Kurul yapılmasının düşünülmediğini, davacının böyle bir talebi de olmadığını, davacının fesih talebine dayanak olarak gösterdiği Genel Kurulun toplanmamasımn diğer ortaklardan kaynaklandığını kanıtlaması gerektiğini, davacının finanse edildiğini iddia ettiği, .... şirketinin 1999 yılında kurulduğunu, .... olmayıp şahıs şirketi olduğunu, tarafların ortak olduğu, müvekkili şirkete lojistik destek sağlayan tamamen yabancı bir şirket olduğunu, şirketin Almanyada iflas etmiş veya kapanmış firmalardan 2. el temizlik makinelerinin satın alımı ve makinelerin ve acil parçaların müvekkiline gönderilmesi hususlarında destek sağlandığını, .... şirketinin 2014 yılında farklı ülkelerden farklı mümessillik alınması amacıyla kurulduğunu, ...nın müvekkili firma ile iddia edildiği gibi bir bağı olmadığını, müvekkilinin faaliyetlerinin ve müşteri kitlesini hiç etkilemeden tamamen farklı ve yeni müşterilere satış yaptığını, davacının müvekkili şirketin %10 hisseli ortağı olduğunu, her ortağın şirketten çıkmasına karar verilmesini dava edebileceğini, ancak müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir faaliyetine etkin devam eden, belli bir ticaret hacmine sahip kâr eden bir şirket olduğunu, şirketin feshinin talep edilebilmesi için ekonomik unsurlarının ortadan kalkmış olması, ekonomik açıdan devam etmesinin mümkün olmaması gerektiğini, davacının aktif olarak şirket çalışanı ve müdürlüğünü yapmış olduğunu, fiilen şirketi terk ettiği tarihe kadar bütün kayıtların kendisinin kontrolünde o...