Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 3 ayrı abonelik sözleşmesi olduğunu, bu kapsamda davalı tarafından düzenlenen tüm faturaların müvekkilince ödendiğini, ödenen faturalarda aktif enerji bedeli haricinde bir kısım haksız tahsilatların ve bunlar üzerinden KDV bedelinin de tahakkuk ettirilip tahsil edildiğinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMK 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olacak şekilde 28.02.2006 ile 18.02.2014 tarihleri arasındaki dönem için davalı tarafından haksız tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PSH bedeli, sayaç okuma bedellerinden şimdilik 5.000,00 TL'nin ve bu bedeller üzerinden tahsil edilen KDV ve enerji fonu, TRT payı ve belediye...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/582 KARAR NO : 2018/141
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 01/06/2016 KARAR TARİHİ : 21/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 3 ayrı abonelik sözleşmesi olduğunu, bu kapsamda davalı tarafından düzenlenen tüm faturaların müvekkilince ödendiğini, ödenen faturalarda aktif enerji bedeli haricinde bir kısım haksız tahsilatların ve bunlar üzerinden KDV bedelinin de tahakkuk ettirilip tahsil edildiğinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMK 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olacak şekilde 28.02.2006 ile 18.02.2014 tarihleri arasındaki dönem için davalı tarafından haksız tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PSH bedeli, sayaç okuma bedellerinden şimdilik 5.000,00 TL'nin ve bu bedeller üzerinden tahsil edilen KDV ve enerji fonu, TRT payı ve belediye tüketim vergisinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04/06/2016 tarihinde kabul edilen ve 17/06/2016 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6719 sayılı kanunun 21.maddesiyle 6446 sayılı kanunun 17.maddesine eklenen 10.fıkrası, HMK 448.maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini, müvekkiline husumetin düşmeyeceğini, belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ve tahsilatların EPDK kararları doğrultusunda ve bu kararlara uygun olarak yapıldığını ve iş bu davanın EPDK'ya yöneltilmesi gerektiğini, bu sebeple idari yargının görevli olduğunu belirterek haksız davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE / Dayanılan deliller celp edilip incelenmiş ve uzman bilirkişilerden rapor alınarak deliller toplanmıştır. 21.07.2017 tarihli bilirkişi raporu dosya içine sağlanmıştır. Dava, taraflar arasındaki 3 ayrı abonelik kapsamında davalı şirket tarafından düzenlenen ve davacı tarafından ödenen faturalarda dağıtım bedeli, iletim bedeli, PSH bedeli, sayaç okuma bedeli, kayıp kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen TRT payı, Enerji Fonu Payı ve Belediye Tüketim Vergisi ve KDV'ye ilişkin tahsilatların haksız olduğu iddiasıyla ödendiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin Muhtelif Kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarihli 2013/7-2454 E. ve 2014/679 K gereğince EPDK'nın elektrik bedeli fiyatlandırma unsuru belirleme konusunda sınırsız yetki ve görevinin olmadığı, EPDK' nın resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkındaki Tebliği gereğince, elektrik enerjisi şirketlerinin abonelerden kayıp kaçak ve diğer adlar altında birtakım bedelleri tahsil etmesinin hukuk devle...