Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin elektrik dağıtımı yapan davalı şirketin abonesi olduğunu, abonelik sözleşmesi kapsamında , kullanılan enerji miktarının belirli oranlarında kayıp kaçak bedeli, PSH bedeli, tüketim bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, belediye tüketim vergisi bedelleri adı altında haksız ve hukuka aykını olarak faturalandırma yapıldığını, davalı şirketin yaptığı kesintilerin kanuna ve anayasaya aykırı olduğunu, müvekkiline iade edilmesinin gerektiğini, Yargıtay genel kurulunun da bu yönde kararları olduğunu, beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile abonelik sözleşmesi kapsamında kullanmış olduğu, elektrik faturalarına yansıtılan bedellerin tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/574 Esas KARAR NO : 2018/159
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2015 KARAR TARİHİ : 14/02/2018
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin elektrik dağıtımı yapan davalı şirketin abonesi olduğunu, abonelik sözleşmesi kapsamında , kullanılan enerji miktarının belirli oranlarında kayıp kaçak bedeli, PSH bedeli, tüketim bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, belediye tüketim vergisi bedelleri adı altında haksız ve hukuka aykını olarak faturalandırma yapıldığını, davalı şirketin yaptığı kesintilerin kanuna ve anayasaya aykırı olduğunu, müvekkiline iade edilmesinin gerektiğini, Yargıtay genel kurulunun da bu yönde kararları olduğunu, beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile abonelik sözleşmesi kapsamında kullanmış olduğu, elektrik faturalarına yansıtılan bedellerin tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının olduğunu, basiretli tacir gibi davranması gereken davacının taraflar arasındaki sözleşmede ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği kalemlerin istirdadını talep edemeyeceğini, 4628 sayılı kanun ve 6446 sayılı kanunların elektrik tarifelerinin oluşturulması hususunda Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunu (EPDK) yetkilendirdiğini ve kurulun çıkarttığı yönetmelik, tebliğ, karar ve ikincil mevzuatlarla tarifelerin düzenlendiğini, kurul kararlarının Danıştay tarafından iptal edilmedikçe tüm gerçek ve tüzel kişiler için bağlayıcı olduğunu, müvekkili ve diğer lisans sahibi şirketlerin kurul kararlarını uygulamamalarının lisans iptaline kadar varan yaptırımları olduğunu, dava dilekçesinde sözü edilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının yerinde olmadığını, dava konusu edilen Kayıp Kaçak Bedeli, İletim Bedeli, Dağıtım Bedeli, PSH Bedeli, Sayaç Okuma Bedelini ve Kayıp Kaçak kısmına isabet edern Enerji Fonu, TRT fonu bedeli ile dava konusu olmayan diğer kalemlerin EPDK düzenlemesi gereği olduğunu ve mevzuata uygun olarak tahsil edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, davacı faturalarına kayıp kaçak bedeli, PSH bedeli, tüketim bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, bu bedellerin KDV'si adı altında yansıtılan bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Dava konusu bedellerin EPDK nın düzenleyici işlemlerine uygun şekilde tahakkuk ettirildiği yönündeki ek bilirkişi raporuna itibar edilmekle uyuşmazlık, anılan bedellerin tüketim ve hizmet karşılığı olmadan davacı faturalarına yansıtılmasının hukuka aykırı olup olmadığı, yansıtılan bedellerin iadesine karar verilip verilemeyeceği, 6719 sayılı Kanun'un 21 maddesi ile değişik 6446 sayılı kanun'un 17 nci maddesinin iş bu davaya uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında toplanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2...