Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yabancı para borcuna ilişkin olarak 27/09/2005 tarihli İhracat Sözleşmesi'nin Finansmanına yönelik olarak 09/01/2006 ve 18/01/2006 tarihinde 9.008,513.44 Avro tutarlı sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin yaklaşık 7.500.000 Avro geri ödeme yaptığını, sözleşmeye ilişkin olarak 26/01/2006 tarihinde davacı .... Holding A.Ş. Garantör olduğunu, 30/01/2006 tarihinde de ....A.Ş.'nin Koşulsuz Garantör olduğunu, sözleşmenin, müvekkili tarafından aşırı ifa güçlüğüne düşmesi, davalı banka tarafından söz konusu sözleşmede kabul edilmesine rağmen, yine aynı sözleşmede davalı banka lehine temerrüt hali sayılmasının hem kanunun lafzına, hem sözleşmede davalının kabul ettiği aşırı ifa güçlüğü hükmüne açıkça aykırı olduğunu,...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/330 Esas KARAR NO : 2019/1001
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 05/04/2017 KARAR TARİHİ : 25/10/2019 KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yabancı para borcuna ilişkin olarak 27/09/2005 tarihli İhracat Sözleşmesi'nin Finansmanına yönelik olarak 09/01/2006 ve 18/01/2006 tarihinde 9.008,513.44 Avro tutarlı sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin yaklaşık 7.500.000 Avro geri ödeme yaptığını, sözleşmeye ilişkin olarak 26/01/2006 tarihinde davacı .... Holding A.Ş. Garantör olduğunu, 30/01/2006 tarihinde de ....A.Ş.'nin Koşulsuz Garantör olduğunu, sözleşmenin, müvekkili tarafından aşırı ifa güçlüğüne düşmesi, davalı banka tarafından söz konusu sözleşmede kabul edilmesine rağmen, yine aynı sözleşmede davalı banka lehine temerrüt hali sayılmasının hem kanunun lafzına, hem sözleşmede davalının kabul ettiği aşırı ifa güçlüğü hükmüne açıkça aykırı olduğunu, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan, sözleşmenin aynen uygulanmasını fiilen ya da hukuken olanaksız hale getiren sebeplerle sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, uygun hale getirilmesini istediklerini, ortaya çıkan koşulların edimin ifasını güçleştirdiğini ve borçlunun bunda kusurunun bulunmadığını, olayların olağanüstü nitelikte olduğunu belirterek sözleşmenin ifa şeklinin ve zamanının şartlara göre tekrar uyarlanmasını, sözleşmedeki faiz, temerrüt çapraz faizlerin ve temerrüt hükümlerinin de ayrıca tenkisi ile uyarlanmasını talep ve dava etmiştir. Davacı tarafça dava açılırken davalının vekilinin adresinin tebligat adresi olarak gösterildiği, beyanda bulunan .... Avukatlık Ortaklığı, tebligatın sehven alındığını ve Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında vekalet görevi üstlendiklerini, ancak davalı adına açılan bütün davalarda tebligatın kendilerine yapılmasının gerekmediğini, böyle bir yetki ve görevlerinin bulunmadığını, umumi vekil sıfatlarının bulunmadığını belirterek tebligatı iade ettikleri, davacı vekiline davalı şirketin adresini bildirmek üzere süre verildiği ve davalının bildirilen yurtdışı adresine tebliğ çıkartılmasına dair ara karar kurulduğu, bu doğrultuda davacı vekiline, yurtdışı tebliği için gerekli harcı yatırması ve tebliğ edilecek evrakların tercüme ettirilmesi hususunda süre verildiği, davacı tarafça harcın yatırıldığı ancak evrakların tercüme ettirilmemesi nedeniyle 24/10/2018 tarihinde kendisine tebliğ evraklarını tercüme ettirmesi için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça evrakların tercüme ettirildiği bildirilerek bir kısım evraklar sunulmuş ise de, dosyaya yalnızca tercüme evraklarının sunulduğu ve evrakların Türkçe karşılıklarının dosyaya sunulmadığını, bu hususta davacı vekili defaten telefonla aranarak bilgilendirilmesine rağmen eksikliğin sürekli giderileceği belirtilmesine rağmen giderilmediği,...