Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı 10.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özet olarak; mobilya işletme uzmanı olup mobilya işi yaptığını, davalıya 19.11.2011 tarihi öncesinde 450 m2 memran kapak işi yaptığını ve teslim ettiğini, bu kapsamda davalıya 19.11.201 tarih 34.515 TL tutarlı fatura düzenlediğini, ancak davalının bu fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için Anadolu 16.icra müdürlüğünün ------------ E sayılı dosyası üzerinden haciz yoluyla takibe geçtiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında; davacıya bir borcunun olmadığını, takibe dayandırılan fatura tarihlerinde davacının, resmi olmasa da, müvekkilinin işyerinde, hesaplar ayrı olmak üzere kendi adına kurduğu şirket ile işe başlangıç yaptığını, davacının, müvekkili adına...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1151 KARAR NO : 2019/501 DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ: 10/10/2016 KARAR TARİHİ: 30/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı 10.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özet olarak; mobilya işletme uzmanı olup mobilya işi yaptığını, davalıya 19.11.2011 tarihi öncesinde 450 m2 memran kapak işi yaptığını ve teslim ettiğini, bu kapsamda davalıya 19.11.201 tarih 34.515 TL tutarlı fatura düzenlediğini, ancak davalının bu fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için Anadolu 16.icra müdürlüğünün ------------ E sayılı dosyası üzerinden haciz yoluyla takibe geçtiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında; davacıya bir borcunun olmadığını, takibe dayandırılan fatura tarihlerinde davacının, resmi olmasa da, müvekkilinin işyerinde, hesaplar ayrı olmak üzere kendi adına kurduğu şirket ile işe başlangıç yaptığını, davacının, müvekkili adına olan firmada sigortalı çalışan bir işçi olmasından dolayı fatura üzerindeki yazı ve imzanın müvekkili tarafından atıldığını ve imzalandığını, iddia edildiği gibi müvekkilinin davacı ile ticari bir ilişkisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Bilirkişi ------------ tarihli raporda; "Tahsilat makbuzları, davacı KAŞE ve İMZASI ile davalı adına düzenlenmiş olup, bu makbuzlarla davacının, davalıdan fatura karşılığı toplam 34.515 TL'yi tamamen tahsil etmiş olduğu, davalının, bu faturadan dolayı davacıya olan borcunu ödemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, sunulan bu makbuzlara karşı bir itiraz dilekçesi dosyaya sunmamıştır. Bu durumda, takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere; Davalının, inceleme esnasında bilirkişiliğimize sunduğu davacıya tebliğ edilmemiş tahsilat makbuzlarının, davacıya tebliği ile makbuzlar üzerindeki kaşe ve imzalara bir diyeceğinin olup olmadığının sorulması, Eğer davacı, tahsilat makbuzlarındaki kaşe ve imzalarının kendisine ait olmadığını açıkladığı takdirde imzaların, dosyaya atanacak bir grafolojik uzmanı marifetiyle kime ait olduğunun saptanması, İmzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde davacının, davalıdan 34.515 TL alacağı olduğu sonucuna varılması gerektiği, yüce mahkemenin takdirinde bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; Davacının, takibe dayandırdığı 19.11.2011 tarih 34.515 TL tutarlı (1) adet fatura kaydının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak fatura bedeli 34.515 TL ödemenin, bizzat davacının kaşe ve imzasıyla düzenlediği tahsilat makbuzlarıyla tahsil edildiğinin görülmesi ve davalının defterinde bu ödemelerin kayıtlı olduğunun da tespit edilmesi nedeniyle, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının bulunmadığı, Bununla beraber davacının düzenlediği ödeme makbuzlarının, tarafların delil listesinde ve dosya içeriğinde olmadığı, inceleme esnasında davalı tarafından bilirkişiliğimize sunulduğu ve ancak davacıya tebliğ edilmemiş oldu...