DAVA:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alışverişten kaynaklanan ilişki bulunduğunu, müvekkil tarafından davalı hakkında 15/2/2017 tarihli fatura düzenlendiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, emsal Yargıtay kararlarına göre borcun ödeme tarihinden sonraki bir tarihte ödenmesi haklinde fiili ödeme günündeki kur üzerinden kur farkının talep edilebileceğinin kabul edildiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkile ihtarname gönderilmediğini, emsal yargı kararlarına göre kur farkı istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/356 KARAR NO : 2018/332
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/04/2017 KARAR TARİHİ : 26/03/2018
DAVA:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alışverişten kaynaklanan ilişki bulunduğunu, müvekkil tarafından davalı hakkında 15/2/2017 tarihli fatura düzenlendiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, emsal Yargıtay kararlarına göre borcun ödeme tarihinden sonraki bir tarihte ödenmesi haklinde fiili ödeme günündeki kur üzerinden kur farkının talep edilebileceğinin kabul edildiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkile ihtarname gönderilmediğini, emsal yargı kararlarına göre kur farkı istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda satılan ve teslim edilen malın asıl tutarının uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın kur farkından kaynaklanan tutarın talep edilip edilemeyeceği noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça her ne kadar taraflar arasında imzalandığından bahisle bir sözleşme sunmuş ise de belge aslının sunulmadığı gibi davalı adına imzaladığı söylenen kişinin yetkili kişi de olmadığı belirlendiğinden dosyada mevcut sözleşmenin uyuşmazlığın çözümünde etkili olmayacağı kabul edilmiş ve sözleşme olarak dosyaya sunulan belge dikkate alınmaksızın sadece tarafların beyanları, asıl fatura ve kur farkı faturası üzerinden değerlendirme yapılması gerekmiştir. Aynı zamanda taraflar arasında somut uyuşmazlık öncesinde ticari ilişki bulunmadığı taraf vekillerince bildirildiğinden 'teamüle dayanan kur farkı ödemeleri bulunup bulunmadığı' yönünden de defter incelemesi yapılmamıştır. Taraflar arasındaki alım satıma ilişkin asıl mal faturası 21/10/2016 tarihli, 107325 nolu faturadır. Bu (asıl)faturada malın cinsinin denim kumaş olduğu, miktarı, birim fiyatı yazılı olup ayrıca; "...TL, nakit ... ödemelerinde tahsil edildiğindeki TCMB alış kuru geçerlidir. Oluşan kur farkı döviz olarak kur farkı faturası karşılığı tahsil edilir. Kur: ...0675.-TL...." İbareleri yer almakta alt kısımda da fatura genel toplamının 15.703,16TL olduğu belirtilmiştir. Yukarıda kapsamı belirtilen fatura, davalı tarafından kabul edilip ödenmiştir. Başka bir ifadeyle faturanın içeriği davalı tarafından benimsenmiş bulunmaktadır. Bu durumda faturadaki oluşan kur farkından kaynaklanan tutarın ödeneceğine ilişkin açıklama gereğince davacının kur farkı talep etmesinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Konuya İlişkin Yargıtay Kararları: "...Dosyaya sunulan teklif mektupları ve faturalar incelendiğinde, akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu ve faturaların mevzuat gereği TL cinsinden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının TL cins...