Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2016/276 · K. 2020/606
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/276 K. 2020/606

E. 2016/276K. 2020/60626 Kasım 2020
tazminatiptal kararımenfi tespittakibin iptalitespit davasıicra takibiişlem yapma yasağıborca itirazbilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasıyla .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında bonoya dayalı icra takibi açtığını, söz konusu bonolarda tanzim tarihi itibariyle her iki tarafı yani alacaklıyı da borçluyu da aynı kişiyi temsil ettiğini, senedin tanzim eden şahsın o tarihte her iki şirketin de yönetim kurulu üyesi olduğunu, 6102 Sayılı TTK nın 395. Maddesine göre "Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz, aksi halde şirket yapılan işlemi batıl olduğunu ileri sürebilir, diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz" denildiğini, bu sebeple müvekkili şirket açısından söz konusu bononun ve borç taahhüdünün bağlayıcı olmadığını, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2004/... Esas ve 2004/... Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere çifte...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/276 Esas KARAR NO : 2020/606 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 16/03/2016 KARAR TARİHİ : 26/11/2020

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasıyla .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında bonoya dayalı icra takibi açtığını, söz konusu bonolarda tanzim tarihi itibariyle her iki tarafı yani alacaklıyı da borçluyu da aynı kişiyi temsil ettiğini, senedin tanzim eden şahsın o tarihte her iki şirketin de yönetim kurulu üyesi olduğunu, 6102 Sayılı TTK nın 395. Maddesine göre "Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz, aksi halde şirket yapılan işlemi batıl olduğunu ileri sürebilir, diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz" denildiğini, bu sebeple müvekkili şirket açısından söz konusu bononun ve borç taahhüdünün bağlayıcı olmadığını, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2004/... Esas ve 2004/... Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere çifte temsil halinde temsilciye açık bir yetki verilmemişse yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, temsil yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle bonolar nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının, temsilcinin aynı kişi olması nedeniyle, kendisi ile işlem yapma yasağına aykırı muamele olduğundan TMK 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin eski yetkilisi ...'ın, yönetim kurulundan ayrıldıktan sonra sahte kaşe yaptırarak, yetkili olduğu tarihleri kapsayacak şekilde eski tarihli bonolar tanzim ederek müvekkili şirketi, sahibi olduğu davalı şirkete haksız biçimde borçlandırdığını, bonoların TTK 395/1 uyarınca geçersiz olduğundan hükümsüz olduğuna ve iptaline karar verilmesi gerektiğine, takibe konu olan bonoların 03/06/2013 tanzim tarihli 343.466,70 TL bedelli ve 01/10/2013 tanzim tarihli 66.519,24 TL'lik bonolar olduğunu, TTK 395. Maddesi anlamında genel kuruldan izin alınmadığını, söz konusu bonolar nedeniyle müvekkili şirketin davalıya bir borcunun bulunmadığını belirterek söz konusu bonoların hükümsüz olduklarının tespitine ve iptaline, müvekkili şirketin bu bonolar yönünden borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5 uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin tek yetkilisinin bulunduğunu, bunun da ... olduğunu, davacı şirketin ise çift imza ile temsil edildiğini, şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, davacı şirketin temsilcilerinin ... ve ... olduğunu, borçlu şirketin çift imza ile temsil edilmesi nedeniyle TTK 395 maddesinin uygulanamayacağının, .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasına, davacı tarafından takibe ilişkin borcun, senet altındaki imzaların kabul edilmediği ve takibin iptaline yönelik talepleri ile .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, yargılama sonucunda açılan davanın kabul edildiğini ve takibin ipta...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2

I. Dürüst davranma

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 395

VI - Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 776

A) Unsurlar

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 2

Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/419 · K. 2018/1024

25 Eylül 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/797 · K. 2020/424

1 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/673 · K. 2021/905

16 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/83 · K. 2018/583

24 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/870 · K. 2019/224

21 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/642 · K. 2019/423

7 Mayıs 2019