Davacı tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı asıl dava dilekçesi ile, sahibi bulunduğu...... isimli şahıs şirketi altında ....... logosu ile pazarlama ve reklamcılık konularında sektöre faaliyet gösterdiğini, taraflarınca yaratılan logo ve marka ile sektörün ön gelen şirketlerine dijital sunumlarda hazırladıklarını, şirketlerinin bilinirliğini artırmak için çalışma ve yatırımlarını devam ettirdiklerini, faaliyetlerinin devamı ile birlikte markalaşma sürecini de başlattıklarını ancak kullandıkları "......." isimli logonun davalı tarafından tescil edildiğini öğrendiklerini, fakat bu tescile rağmen davalı tarafından kullanılmadığını, davalının sahibi bulunduğu şirketin 2014 yılında faaliyet göstermeye başladığını, parfüm, kozmetik ürün ve kolonya toptan ticareti faaliyetinde bulunduğunu, dava konusu "......."...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/318 KARAR NO : 2021/67
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 04/10/2019 KARAR TARİHİ : 16/03/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/03/2021
Davacı tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı asıl dava dilekçesi ile, sahibi bulunduğu...... isimli şahıs şirketi altında ....... logosu ile pazarlama ve reklamcılık konularında sektöre faaliyet gösterdiğini, taraflarınca yaratılan logo ve marka ile sektörün ön gelen şirketlerine dijital sunumlarda hazırladıklarını, şirketlerinin bilinirliğini artırmak için çalışma ve yatırımlarını devam ettirdiklerini, faaliyetlerinin devamı ile birlikte markalaşma sürecini de başlattıklarını ancak kullandıkları "......." isimli logonun davalı tarafından tescil edildiğini öğrendiklerini, fakat bu tescile rağmen davalı tarafından kullanılmadığını, davalının sahibi bulunduğu şirketin 2014 yılında faaliyet göstermeye başladığını, parfüm, kozmetik ürün ve kolonya toptan ticareti faaliyetinde bulunduğunu, dava konusu "......." markasını her ne kadar 2014 yılında tescil ettirmişler ise de dava tarihine kadar herhangi bir kullanımlarının olmadıklarını iddia ederek dava konusu ....... başvuru ve tescil numaralı "......." esas unsurlu markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, markanın iptali için gerekli süre şartı olan 5 yıllık sürenin dolmadığını, davacının bu davayı açmasının açıkça hakkın kötüye kullanıldığının, markanın kullanılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, internette "......." adı ile arama yapıldığında markanın kullanıldığına dair sonuçların çıktığını, bu sonucunda müvekkilin markayı halen kullandığını iddia ederek, müvekkil aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir. Dava, davacı adına tescilli "......." isimli markanın davalı yanca kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli olup, davacı asıl ve davalı vekili duruşmadaki beyanlarında tarafların sulh olduğunu ve sulh protokolü düzenlendiğini, buna göre davanın konusuz kaldığını, karşılıklı olarak herhangi bir masraf ve vekalet ücreti talep etmedikleri yönünde beyanda bulunarak beyanlarını imzaları ile onaylamışlar ve davalının vekaletnamesinde sulhe yetkisinin olduğu ve talebin davayı sonlandırır nitelikte olduğu anlaşılmakla, taraflar arasında tanzim ve ibraz olunan 16/03/2021 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine, sulh sözleşmesi gereği dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, her bir tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılarak, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Taraflar arasında tanzim ve ibraz olunan 16/03/2021 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine, sulh sözleşmesi gereği dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olma...